Metin Yüksel 23 Şubat 1979 Cuma günü Fatih camii avlusunda şehid edildiğinde henüz 21 yaşındaydı. Metin'in Şehadeti Türkiye'de kavmiyetçilik tassabunun İslami Hareketle ayrışmasına, İslami Hareketin pak ve net tevhidi mesajının daha da iyi anlaşılmasına vesile olması bakımından önemli bir dönüm noktası oldu.
Önce Mustfafa Bilgili'yi, ardından Erdoğan Tuna'yı katleden kavmiyet putçularının Metin Yüksel'i de katletmeleri bardağı taşıran son damla olmuş ve İSLAMİ HAREKET, bütün unsurları ile bu faşist güruhtan beri olduğunu ilan etmiştir.
Bu insanlar, Metin'in Şehadetinin ardından -islami hareketin kin ve İntikam duyguları ile hareket etmemesine rağmen- yine de rahat durmamışlar, "Siyasi Ümmetçiler Düşmanımızdır" gibi açıklamalara ek olarak, müslümanlara yönelik "Muhammedin P...leri" şekline hayasızca hakaret ve saldırılarda bulunmuşlardı. Üniversitelerde dağıttıkları bildilerde Müslüman gençleri komunist olarak yaftalamış ve adeta terör estirmişlerdi.
Metin, Müslüman bir Kürt çocuğu idi. Dinine saldırılmasına ek olarak dilini de konuşamıyordu. Yasaktı çünkü.. Ama Metin'in en büyük meselesi İSLAM idi. İslam ise Zulme sessiz kalmaya onay vermiyordu. Korkusuzdu Metin.. "Hakkı Müdafa etmek En Büyük İbadettir" diyordu. Dünya'daki hiçbir zulme sessiz kalmıyor, kimi zaman İstanbul sokaklarını afişlerle donatıyor ve kimi zaman Malatya'ya, Adıyaman'a ve pek çok şehre kadar gidip mitinglere katılıyordu..
1979 yılında İRAN'da İslam Inkılabı olunca yerinde duramamış oradaki mücadelenin fiili kültürel ve eylemsel planda destekçisi olmuştu. İran İslam Inkılabı öncüleri o demlerde, -bugün içimizi kanatan- Mezhep taassubu ile hareket etmiyor, ABD uşağı Şahı devirmekle meşgul oluyordu. Bu durum karşısında Metin'in/Metinlerin sessiz kalması beklenemezdi. Metin'in şahlık yanlısı konsolosluk personelini defedip oraları Müslümanlara teslim etmesi, emperyalist odaklarca bardağı taşıran damla olmuş olsa gerektirki, aradan fazla bir zaman geçmeden Metinimizi şehid ettiler.Hakkı Müdafa etmek için yaşadı, Hakkı müdafa etmek için al kanlara boyandı.
Bugünlerde medyaya düşen "Metin Yüksel cinayetinin özel harp dairesi ile ilişkisi vardı." türünden haberler, aslında katilin/katillerin ABD'li küfür baronlarına kadar uzandığına işaret etmektedir. Ülkücü hareketin o günlerde nasıl bir çirkin oyuna alet edildiğini bugün daha net görüyoruz. Umarız tevbe ederler ve yılanın deliğinden ikinci defa ısırılmazlar.
Asımın Nesli Derneği Şehid Metin Yüksel'i ve Şubat şehidlerini anmak için bu cumartesi saat 19.00'da Seyhan Kültür Merkezi'nde ŞEHADET GECESi adı ile bir etkinlik düzenliyor. Grup Genç'in konser vereği gecede Hüda Kaya ve Mehmet Ali Tekin birer konuşma yapacak.
Etkinlik ücretsiz ancak davetiyeli.. Biz davetiyemizi aldık ve orada olacağız.. Sizi de bekliyoruz.
islammedya