|
|
|
|
- Currently 2.93/5
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
15 Kişi Oy Vermiş
|
Selefi cihad üzerine söyleşi
Alman Der Spiegel dergisi geçtiğimiz hafta Filistin'de yükselen yeni direnişçi ideolojinin temsilcilerinden biriyle yaptığı görüşmeyi sayfalarına taşıdı.
Filistinli küçük büyük onlarca farklı grubun halihazırda taşıdığı tahmin edilen Cihadi Selefi ideolojisini bayraklaştıran en önemli isimlerden olan Şeyh Ebu Mustafa ile gerçekleştirilen görüşme Filistindeki yeni eğilimleri göstermesi açısından önem arzediyor.
Görüşmeyi gerçekleştiren muhabir Ulrike Putz, Ebu Mustafa ile görüşmekte oldukça zorlandıklarını, saatlerce Selefi liderin şoförüyle Filistin sokaklarını turlamalarının ardından plajda bir görüşme gerçekleştirmeye karar verdiklerini anlatıyor.
Putz Ebu Mustafa'yı tasvir ederken, Pakistan tipi ve genellikle Selefi eğilimli insanlarınki gibi bir giyim tarzı olduğundan bahsediyor. Ebu Mustafa'nın tek ayağının sakat olduğunu ve yürümekte zorlandığını da sözlerine ekleyen Putz, bunun sebebinin evlerini vuran bir İsrail füzesinin ona isabet etmesi olduğunu öğreniyor.
Görüşme yerine vardıklarında bir çok seveninin Ebu Mustafa'nın etrafında toplandığını ve Selefi liderin de kendilerini "Selam üzerine olsun" diyerek üşenmesen karşıladığını gözlemliyor.
Ebu Mustafa'nın 5.000 militanı var
Ebu Mustafa, örgüt hakkında sorulan soruya şu cevabı veriyor: "Biz henüz tam olarka organize olmadık, ancak hızla iletişim ağlarımızı geliştiriyoruz." Ebu Mustafa örgütün ileride Filistin'in talihini değiştirecek önemli bir misyon ve ideolojiye sahip olduğunu savunuyor. Ve ekliyor; "Filistin ancak cihadla kurtulur."
Örgütün 5.000 mensubu varmış, tabi çocuk ve kadınları saymazsak. Gizli evler ve mescidlerde örgütlendikleri ileri sürülüyor. Yeni kurulan tüm İslamcı örgütlerin ortak tabiatı bu olsa gerek.
Ebu Mustafa: "El Kaide ile aynı hedefleri paylaşıyoruz"
Der Spiegel dergisi ile Cihadi Selefi örgüt arasında bağlantıyı sağlayan kişi, Ebu Mustafa'nın oldukça tehlikeli bir isim olduğuna değinmiş. Muhabir ise buna şaşırmış gibi gözüküyor.
Ebu Mustafa'yı ön plana çıkaran ve diğer örgütlerden farklı kılan dünya genelinde yükselen Cihadi Selefi akımı temsil etmesi. Yani dünya genelinde "cihad" ile kurulacak İslam hilafetiyle tüm halkları emperyalizmin köleliğinden kurtarmayı hedefliyorlar.
Ebu Mustafa 11 Eylül'ü savunuyor. O, bu saldırıların Batı dünyasının Müslümanlar'a bakış açısını değiştirmiş. Batı'nın karşısında mazlum insancıklar yerine, kendilerine saldıranlara aynı şiddette cevap verecek "kahramanların" olduğunu gördüklerini savunuyor.
Ebu Mustafa Cihadi Selefileri kediye benzetiyor; "O dost canlısıdır, ancak kendisine saldırıldığında kaplana dönüşür..."
İlk bakışta bu bir grup direnişçi bir ütopya görüyor gibi. Öyle ya bu insanların hedefinde Amerika ve müttefiklerini yıkıp tüm dünyaya egemen olacak bir İslam hilafeti düşüncesi var. Ancak ne kadar ütopik görülse de muhabirin aktardığına göre bu insanlar katı bir şekilde bu hedefe kilitlenmiş. Bunu her hallerinden, her sözlerinden anlayabilirsiniz.
Selefi lider, "Biz El Kaide gibi düşünüyor ve hareket ediyoruz" diyor. Usame bin Laden ile görüşmek istediğini söylüyor. Kendisine sorulan "Gazze şeridindeki bu örgüte yabancılar da katılıyor mu?" sorusuna cevap vermekten kaçınıyor.
Görüşme esnasında Ebu Mustafa gazetecilerle konuşmaktan pek hoşlanmadığını söylüyor. Çünkü o na göre HAMAS'ın Selefilere şüpheci bakışı onlar için tehlike yaratıyor. Ancak O, uzun uğraşlar sonunda internet üzerinden yapılan bir görüşöeyle Alman dergisine konuşmayı kabul etmiş. Ve seslerini duyurdukları için de dergiye minnettar olduklarını vurguluyor.
Ebu Mustafa'nın şaşırtıcı özgeçmişi
Ebu Mustafa'ya renk kazandıran bir başka özelliği ve görüşme için Alman dergisini seçmiş olmasının bir sebebi de geçmişte Almanya'nın uzak batısındaki Saarbrücken Üniversitesi'nde dereceye sahip olması. O, 2000 yılında kadar 7 sene Almanya'da kalmış. Üniversitede kimya mühendisliği okumuş, hatta bir şirkette dahi çalışmış. O günleri anan Ebu Mustafa kaldığı yurtta arkadaşlarına Filistin mutfağından örnekler sunduğunu da anlatıyor. Dergide kaydedilen ilginç bir bilgide görüşme esnasında Ebu Mustafa Google Earth'de Almanya'dayken yaşadığı yeri ve yemek yediği kafetaryayı incelemiş...
Almanya'daki anılarını anlatırken Ebu Mustafa bu görüşleriyle Almanya'da arkadaşları arasında hiçbir problem yaşamadığını tek sorunun onun saatlerini bar ve kulüplerde geçiren arkadaşları olduğunu söylüyor. O, "Keşke onlar saf İslam'ı tanımış olsalardı" diyor.
Tüm bunların yanısıra Cihadi Selefi ideolojisi gereği Ebu Mustafa İsrail'i destekleyen ve Afganistan işgal güçlerine dahil olan Almanya'ya tehditler savuruyor. Ebu Mustafa ikinci evi gördüğü Almanya'ya bizzat kendisinin saldıramayacağını ancak bu tip bir saldırıdan Almanların korkması gerektiğini söylüyor.
"Ceyşu'l İslam haklıydı"
Gazze şeridinde ismini ilk duyuran örgütü Ceyşu'l İslam. Bu örgüt BBC muhabiri Alan Johnston'u kaçırmasıyla tüm dünyaya ismini duyurmuştu. Ebu Mustafa'ya göre Gazze'deki Cihadi Selefiler arasında çok küçük bir grup olan Ceyşu'l İslam'ın bu eylemi haklıydı, onlar sadece "hapishanedeki Müslümanları serbest bırakmaları için" Batı'ya meaj vermeyi hedefliyorlardı.
Selefiler HAMAS'ın liderliğini hedefliyor
Ebu Mustafa'ya göre biraz daha sabırlı olmak gerekiyor. Çünkü O, Filistin'de Cihadi Selefi akımın müdahale olmadığı sürece her geçen gün daha da büyüyeceğini ve küresel güçlere kafa tutmadan önce ilk uğraşmaları gereken daha yakın düşman olan: HAMAS
Şimdiye kadar HAMAS, Selefileri kontrol altında tutmak için çok çaba sarfetti. Ancak Ebu Mustafa daha da ilginç bir bilgiyi ilk kez Der Spiegel'e açıklıyor. Ona göre çok yakında selefiler HAMAS'ın liderliğini ele geçirmeyi hedefliyor. Ebu Mustafa HAMAS'ı tarif ederken, onlara; "Hain" diyor ve ekliyor; "Onlar ılımlı İslamcı..."
Tüm bu katı görüşlerine rağmen Ebu Mustafa HAMAS'a merhamet ile yaklaşmak gerektiğini düşünüyor. Ve O, Selefilerin daveti sonucu HAMAS'ın içine düştüğü büyük yanlışlardan döneceğine inanıyor. Putz'un "Ya dönmezlerse" sorusu üzerine ise, "O zaman HAMAS'la gözümüzü kırpmadan mücadele ederiz" diyor. Ancak hemen ardından ekliyor; "Ancak HAMAS'la silahlı mücadeleye gerek yok. Selefiler bunu yapmayacaklar. Çünkü HAMAS kendi kendisini bitiriyor."
Selefi liderin ifadeleri net: "HAMAS Gazze'de İslami bir yaşam tarzı vaad etti. Ancak 1 yıl önce Gazze şeridini ele geçirdiklerinden beri halkımız hayal kırıklığına uğrattılar. Her gün en az 10 mücahid onları terkediyor." Ayrıca Ebu Mustafa HAMAS'da bir iktidar mücadelesi olduğunu da iddia ediyor.
İki çocuk babası Selefi lidere göre HAMAS'ın en büyük hatası Demokrasi ile İslam'ı birleştirmeye çalışması. O, "HAMAS İslam ile Demokrasi'yi birleştirerek Amerikan tarzı bir İslam getirmek istiyor" diyor. Ve O HAMAS'ı güneşin önündeki bir buz dağına benzetiyor. "Onlar her gün küçülürken, bizler büyüyoruz."
"Önce kızımı evlendirmek, sonra şehid olmak istiyorum"
Cihadi Selefi lider Ebu Mustafa İsrail'in Ocak ayında düzenlediği bir roket saldırısında bir bacağını kaybetmiş ve sağ elinden yaralanmış. Ebu Mustafa, İsrail'e düzenledikleri roket saldırısının ardından İsrail'in misillemesiyle 1 arkadaşlarını kaybettiklerini ve 4 kişinin de yaralandığını söylüyor.
Bacağından yaralanmasının üzerinden sadece 6 ay geçmesine rağmen Ebu Mustafa oldukça soğukkanlı görünüyor, diyor Putz ve ekliyor, "Ebu Mustafa bu dünyadaki yaşadıklarının çok da önemli olmadığını, önemli olan Cennet ve Cehennem'de hissedecekleri olduğunu vurguluyor. O asla ölümden korkmadığını söylüyor. O inandıkları uğruna "şehid" düşmeye hazır.
Ancak Ebu Mustafa'nın bir ümidi var... Önce kızının düğününü görmek, sonra şehid olmak....
|