|
|
|
|
- Currently 3.00/5
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
9 Kişi Oy Vermiş
|
Yeni İntifadanın Alametleri
1980’lerin sonlarındaki ilk İntifada da böyle başlamıştı; bir seri hiç bir terör grubuyla bağlantısı olmayan, “spontane şiddet” vakaları şeklindeki esrarengiz olaylarla.
Otostop yapan askerlerin üzerlerine süren otobüs şoförleri veya yolları üstündeki askerleri ezen sıradan sürücüler görmeye başladık birden. Bunu bıçaklamalar, Molotof kokteyli ve taş fırlatmalar takip etti. Buradaki insanlar hadiseleri “atmosferden kaynaklı saldırılar” şeklinde adlandırdılar ve dini radikallikten etkilenmiş, akli problemleri olan insanlarla ilintilendirdiler ısrarla.
O günlerde-1988’de-, bizler şiddet dalgasının kendi kendine sona ereceğini düşünüyorduk. Umalım da bugün, 2008’de, bizler daha deneyimli, daha az saf ve son aylarda, özellikle Kudüs’te gerçekleşen şeyler hakkında gündüz düşü görmeye daha az istekli olalım ve bunların hiç de tesadüfi olmadığını anlayabilelim.
Gözümüz önünde gerçekleşen bütün o “çılgın buldozer sürücüleri” eylemleri arasında bir bağlantı var. Bu bağlantının adı belli: Hükümetin zayıflığı. Buradan itibaren kötüye gidiş kaçınılmaz, çünkü iktidarın acziyeti ve kanunu uygulamadaki yetersizliği caydırıcılık noksanlığı, suç ve anarşiye yol açmakta.
Şin Bet’in başı Yuval Diskin Salı günü Knesset Savunma ve Dışişler Komisyonu’nda bu durumu “hükümet boşluğu” olarak nitelendirdi. İsrailli otoritelerin Cenin mülteci kampına girmeyi Kudüs’ün doğu mahallelerine girmekten daha kolay bulduklarını söyledi. Kudüs’ün kırsal bölgesi bu şehrin belediyesinin yetkisi altında olmasına rağmen güvenlik çitinin dışında bırakılmış, İsrail varlığından eser yok; ne bir polis ne de bir asker.
Hiç kimsenin orda ne olup bittiğine dair bir fikri de yok. İnsanlar İsrail’e giriş kartı ve İsrail kimlikleriyle, etraflarındaki tahrik ve anarşinin pervasız atmosferinde geziyorlar etrafta.
Bugün insanın zehirlenmek için camiye gitmesine gerek yok. Camiler internet yoluyla eve gelmiş. Geçenlerde yakalanan Arap-İsrail hücrelerinin hepsi el-Kaide’ye global cihad forumları sayesinde üye olmuşlar. Artık yeni eylemciler devşirmek için gizli ajanlara ihtiyaç yok. Sadece canlı bir foruma üye olmanız yeterli.
En ılımlı insanın bile beynini yıkayabilecek nefret dolu Filistin ve Arap radyo- televizyon kanallarına değinmeye gerek bile yok.
Fiziksel İsrail varlığının olmadığı yerlerde İsrail karşısında kullanılabilecek terör çağrısı yapmanın da olanağı yok. Şin Bet başkanının Knesset üyelerine söylediği buydu. İsrail’in Doğu Kudüs ve başkent çevresindeki köylerde mevcudiyeti de söz konusu değil.
Son saldırıları gerçekleştirenlerin hepsi kırsal bölge kökenli ve İsrail nüfus kağıdı taşıyan kimselerdi. Sadece Kudüs’te, 2008’in ilk yarısında 71 terör dosyası açılmış. 2007’de ise bu sayı sadece 37. Bu bir tesadüf mü?
Hükümet korkmuş değil
İlk buldozer saldırısının ardından güvenlik güçleri, Doğu Kudüs’ten gelen buldozer sürücülerini daha yakından takip etme kararı aldılar. İyi, fakat tam işe yaramamış bu. Bunu Salı günü gördük. Yarın da kamyonlu bir terör saldırısı göreceğiz, bu yüzden kamyon şoförlerini yakın takibe alacaklar. Biz dünün savaşını veriyoruz. Bu iş hükümet güçlerinden etkili ve kararlı bir şekilde yararlanıp, gelecek eylemcinin görevini tamamlar tamamlamaz sadece evinin yıkılması değil, ailesinin İsrail vatandaşı olmaktan doğan tüm haklarını da kaybedeceğini anlamasını sağlamak şeklinde caydırıcı adımlar atılmasından çok daha kolay.
Bu sefer hükümet meydanda değil, duvar boyunca mevcut olan geçiş noktaları tam olarak işlemiyor. Çünkü kötü bir Savunma Bakanlığı danışmanının biri biyometrik sorgu sisteminin kaldırılmasını istemiş ve kimse de bir şey diyemiyor ona. Kudüs etrafında tampon yok, şehir içersinde de yoğun bir polis varlığı göze çarpmıyor; Kudüs’ün kırsal bölgelerinde Ordu ile polis arasındaki güç dağılımıyla ilgili belirsizlikse sürüyor.
Bunlara ilaveten caydırıcı cezaların olmadığını da söyleyebiliriz, bu yüzden gelecek buldozer şoförünün, suikastçinin veya bıçaklı saldırganın şu anda eylem planını yaptığını duyduğumuzda şaşırmamalıyız.
Yahudi radikaller için bu durum intikam nedeni, ve bu hal hiç kimsenin planlamasına dayanmadan yeni bir İntifada başlatabilir. İlerde geçmişe dönük bilgece tahliller yapanlar bu durumu tanımlayacaklar ve açıklama yaparken tarihsel güdüler bulup süreçlerden söz edecekler.
Buradaysa hala yeni tarihsel süreçten filan eser yok. Adını koymalıyız olayın: Sahip olduğumuz şey zayıf bir zihin ve güçsüz bir hükümet .
Yediot Ahronot'da yayınlanan bu analiz Ozan Kemal Sarıalioğlu tarafından İsra Haber için çevrilmiştir.
|