Sivas'ta 7 kişi serbest kaldı Filistin – Gazze’ye Destek Gönüllüleri Dünyanın ağzı açık kaldı Yargıtay'dan mecburi açıklama Gazze'li annenin acı mektubu! Obama, istihbarat ekibini açıkladı Bütün Türkiye`de İsrail'e tepki vardı Filistinli Annenin Evladına Son Bakışı Ergenekon’daki Sabetaycı profesörler Şehadetle Taçlandırılan bir hayat! Pakistan'da 2 patlama: 6 yaralı Rusya'da Gazze için dua edildi Batı Şeria'da Gazze gösterisi Peres: Araplar 'Hamas'ı bitirin' diyor Silahlar Ankara'da yankı buldu Simitçiye 102 Gazze'ye 40 lira Erdoğan, Mübarek ile görüştü Ergenekon kazıları Hatay'a sıçradı İsrail katliama devam edecek Dalan'ın kasasından da cephane çıktı İsrail saldırıları arttırdı Hamas Kara Savaşı Henüz Başlamadı Uçakla gönderilen yardım Gazze’de Bütün işsizler İŞ-KUR'a kaydolsun Bush'un İnanılmaz Gafları Mavioğlu: Ergenekon'u Yeni Anladım Geri dönmeyen bin 800 Alman - FOTO 10. dalga neyle suçlanıyor? Interpol'un aradığı Türk yakalandı İlaç krizi düzelmezse yasa çıkarırız Savcı Öz'e zırhlı araç tahsis edildi Suudi tanker serbest bırakıldı İki ayağı kesilen gencin inanılmaz öyküsü Açıköğretim Lisesi kayıtları başlıyor Ankara'da 5 yeni kazı Harçlıklarını Gazze'ye yolladılar Mazlum-Der'den Chavez'e teşekkür Kaddafi, İsrail'le savaşa davet etti Yahudiler Kanada elçiliklerini işgal etti Veli Küçük Hüngür Hüngür ağladı 30 burs eylemcisi gözaltına alındı Kudüs'te cuma sonrası gerginlik çıktı İsrail askeri ava giderken avlandı... Hamas roketleri İsrail hava üssünü vurdu Başbakanlık'ta suikast alarmı Yalçın Küçük'ün son röportajı Akaryakıta zam! Kayıp Susurluk silahları mı? İsrail Gazze'yi bombalıyor Bombalar tavır ve konuk değiştirdi Psikopat öğretmen! Kazı çalışması durduruldu İsrail'in dehşet verici günahı Lav silahlarında Kamhi Suikasti izi Alimlere HAMAS fırçası! Mazlum-Der'den Chavez'e teşekkür mektubu Şimdi de Glock silahlar çıktı ! Hamas, BM kararını reddetti Malatya'dan İsrail'e Telin Mitingi İngiliz parti liderinden,İsrail'e boykot Kazı alanı yakınlarında tuhaf yangınlar 'Özür' kampanyasına soruşturma Zapatero’nun eşi Emine Erdoğan'ı reddetti Ergenekon tipi nezarethaneler El-Kaide'nin Pakistan lideri öldürüldü Küçük'ün iki gözü iki çeşme El bombalarının seri numaraları silinmiş Şok darbe kayıtları Poliste! Yeni bir Veli Küçük hatırası Tayyar 1 Numara'yı işaret etti Karikatüristlerde İsraili protesto etti İstanbul'da kar yağışı etkili oldu İstanbul Üniversitesi'nde Filistin paneli Polisteki şok darbe kayıtları! Cuma Günü;Gazze'ye Yardım Günü Afganistan'da bombalı saldırı Filistin'de bugün BM nihayet karar tasarısını onayladı Kılıç'ın avukatına Emniyet'te gözaltı Ankara'da doğalgaz zehirlenmesi Şenel'in foyası meydana çıktı Dünyanın en hafif dizüstü bilgisayarı Satmadan önce parçalayın Irak'ta bombalı saldırı: 5 ölü Obama'yı devlet konukevine almadı' Hasta güvenliğinin kuralları Gölbaşı'ndaki aramada cephanelik çıktı İsrail yeni bir cephe açtı Bebek 5 gün kuyuda yaşadı Polis heryerde o albayı arıyor! Prostatlı hastalara müjdeli haber Kazıda cephanelik bulundu 3 İsrail askeri öldürüldü Sabih Kanadoğlu dinlemeye takılmış Gazze şeridinde 9 Filistinli şehit oldu BM, Gazze'deki yardımı kesti Obama Yönetimi Hamasla Görüşecek Anne sütünü almayınca huysuz olur! Gazze şeridinde 9 Filistinli şehit oldu İsrail 1 günde 3 askerini kaybetti İsrail 1 günde 3 askerini kaybetti Obama Yönetimi Hamasla Görüşecek Gürüz 10 yıl önce ne yapmıştı? Dünya’nın bir değil iki çekirdeği var! Türk dizilerinin yayını durduruldu! Bu işleri fazla kurcalamayın! İsrail yine sivilleri vurdu Pakistan'da yangın: 38 ölü Gölbaşı'nda didik didik silah araması Fethu'l İslam üstlendi, Hizbullah kınadı ABD'den İran'a, işbirliği teklifi! Savaşta ikinci cephe: 'Lübnan' Şam'dan Filistin'e geçmek istediler!
   Anasayfa
»DÜNYA
»TÜRKİYE
»ÖZEL
»İLGİNÇ
ARAŞTIRMA
»MAKALE
»İSLAM
»RÖPORTAJ
»KÜLTÜR - SANAT
»FOTO
»GEZİ ve ŞEHİR
»VİDEO
»SAĞLIK
»TEKNOLOJİ
»TARTIŞMA
»EDİTÖR'DEN
Diğer Kategoriler
»Arşiv
»Sondakika Ekle
»Link Bankası
»Firma Rehberi
»Künye
»İletişim
Ȇyelik
Yabancı Ajanslar
















Çok Okunanlar
İsrail askeri ava giderken avlandı... Video
İsrail yeni bir cephe açtı Flash
Fethu'l İslam üstlendi, Hizbullah kınadı
Hamas Kara Savaşı Henüz Başlamadı
Simitçiye 102 Gazze'ye 40 lira
Kaddafi, İsrail'le savaşa davet etti
Şehadetle Taçlandırılan bir hayat!
Filistinli Annenin Evladına Son Bakışı
Alimlere HAMAS fırçası!
Hamas roketleri İsrail hava üssünü vurdu
Kazıda cephanelik bulundu Flash
Filistin'de bugün
 Arkadaşına Gönder Haberi arkadaşına gönder
 Yazdır Haberi yazdır
 Tarih 07/07/2008 09:59:42
  • Currently 3.00/5
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
5 Kişi Oy Vermiş
İran’a saldıracak mı saldırmayacak m?

Doha Anlaşması, Hamas’la ateşkes, İsrail-Suriye Barış görüşmeleri Amerika’ya muhalif ülke ve grupları izole etme yönündeki bölgede klasik Amerikan siyasetine aykırılık teşkil eden önemli gelişmeler olarak karşımızda duruyor. Bu ülke ve grupların başında da Suriye, Hamas, Hizbullah ve İran geliyor.


Şu ana kadar önemli değişimlere yeşil ışık yakan mevcut Amerikan tutumunun amacı nedir? Geoge w. Bush yönetimi, yıllarca denediği çatışma ve yok etme siyasetinin başarısızlığını gördükten sonra, son altı ay içerisinde barış ve uzlaşmaya yeni bir fırsat mı vermek istedi?

Yoksa bu olanlar, olayların arkasından koşan Amerikan yönetiminin iradesine rağmen mi gerçekleşiyor? Yoksa Amerikan yönetimi, İran’la daha büyük bir çatışmaya girmek için mi bu sükûnet ortamını bir hazırlık olarak değerlendiriyor?


ABD İzolasyonunun Delinmesi


Bu soruları yanıtlayabilmek için bölgedeki Amerikan siyasetinin 2002 yılından 2006 yılına kadar rejimleri değiştirmek ve Ortadoğu’yu yeniden inşa etmek şeklinde özetlenebilecek olan politikalarına bakmakta yarar var.


Bush idaresi ise bu stratejiyi, bölgede Arap-İsrail çatışması gibi bir takım olayların görüşmeler ya da barışçı yollarla değil ancak Amerika ve İsrail’i razı edecek şekilde Ortadoğu’nun yeniden inşası ya da rejimlerin değiştirilmesiyle olabileceğine inanan neo-muhafazakârların telkiniyle 11 Eylül olaylarından sonra benimsedi.


Irak Savaşı, Amerikan yönetiminin bölgedeki projesinin çekirdeği ve en önemli deneyimi idi. Çünkü neo-muhafazakârlar, Irak’ın bölgede Amerika’nın ve İsrail’in yanında olan bir demokratik yönetim olmasını, bölgedeki diğer rejimleri değiştirmenin hareket noktası olarak görüyorlardı.


Kötü niyet ve kötü planlama nedeniyle Irak, bölgede ABD için en büyük sorunlardan biri haline geldi. Savaş, bölgede İran’ı dengeleyen bir güç olarak Saddam Hüseyin’in devrilmesiyle birlikte İran’ın bölgede görülmedik bir biçimde yükselmesine ve güçlenmesine yol açtı.


Irak işgali ayrıca İran’ın nükleer projesini hızlandırmasına neden olduğu gibi, savaşın maliyeti ne askeri ne de ekonomik olarak tahammül edilemeyecek bir noktaya geldi. İşgalle birlikte Irak, Amerikan karşıtı grup ve ülkelerin savaş alanına dönüştü, Amerika’ya sahip olduğu uluslararası desteği ve saygıyı kaybettirdi.


Tüm bunlara ek olarak Bush’un Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılması siyaseti çerçevesinde teşvik ettiği kısa ömürlü demokratikleşme siyaseti nedeniyle İslami gruplar yükselişe geçti.

Bu olaylardan dolayı ABD idaresi içinde bulunduğu krizi fark etti ve kendisine pahalıya patlayan, sonuçları garanti edilemeyen Ortadoğu’yu yeniden yapılandırma siyasetinden vazgeçti. Sopayı ortasından tutmaya, Mısır, Suudi Arabistan gibi ‘müttefik’ ülkeleri değiştirmek amacıyla onlar üzerinde baskı kurmaktan vazgeçerek onlara sadece bazı yanlışlarını ifade etmekle yetinen bir siyaset izlemeye başladı.


Böylece bölgedeki Amerikan siyaseti, dost ve müttefik Arap ülkelerini değiştirmekten onları, düşman hareket ve ülkelere karşı kendilerinden yardım istemeye doğru evrildi.


Hamas ve Hizbullah’la ilişkiye geçmek yerine İran ve Suriye’yle çatışmayı ve de mümkünse bu ülkelerdeki rejimleri devirmeyi yeğleyen Amerikan izolasyon politikaları halen devam etmektedir.


Bununla birlikte içinde İsrail’in de bulunduğu bölge ülkeleri, Amerika’nın söz konusu izolasyonu uygulamakta olduğu ülke ve hareketlerle, belki de ABD bu izolasyon politikalarının delinmesi olarak kabul edilebilecek birçok anlaşmalar imzaladılar.

Bu anlaşmalar içerisinde Lübnan’daki Cumhurbaşkanlığı seçimi krizine son veren, Amerika’nın Gazze’de Hamas yönetimiyle aradan geçen iki buçuk yıl içerisinde ilişkiye girmeyi reddetmesine rağmen Hizbullah’ın hükümete girmesine izin veren Doha Anlaşması’nı kabul etmesi bir örnek olarak kabul edilebilir.


Bir başka örnek ise Amerika’nın yalıtma isteğiyle yanıp tutuştuğu Suriye’nin İsrail ile barış görüşmelerine oturarak bu izolasyonu hafifletmeyi başarmasıdır. Öte yandan İsrail yönetiminin Lübnan hükümetiyle Şeb’a çiftlikleri üzerinde görüşmeler yapmak istediğini belirtmesi, buna ek olarak bazı Körfez ülkelerinin İran’la diyaloğa geçmesi bu konuda sıralanabilecek başka örneklerdir.


Diplomasinin Yokluğu


Amerika’nın bölgedeki mevcut siyasetiyle ilgili analizciler üç gruba bölünmüş durumda: Birinci grup, bölgede olup bitenlerin Amerikan iradesine rağmen yürüdüğünü, çünkü Mısır, Suudi Arabistan, İsrail ve Arap Birliği’nin bölgede işlerin sarpa sarmaya başladığını görmesi nedeniyle, kendi işlerini kendileri halletmeye ve bölgedeki sorunlara kendileri çözüm üretmeye başladığını ifade etmektedir. Bu görüşlerin sahipleri, George Bush yönetiminin yanlış siyaseti nedeniyle artık bölgede ipleri elinde tutamadığını ve bölge ülkelerine yönelik baskıları nedeniyle bu ülkelerin kendisine olan güvenlerini sarstığını ifade etmektedir.


Bu sıraladığımız gerekçeler söz konusu ülkeleri dengeye getirerek belki de Amerikan hegemonyasından kurtulmak istemişlerdir. Çünkü bölgenin sorunları giderek kötüye gitmekte, bazıları ise (tıpkı Gazze ile Mısır sınırı arasındaki Rafah sınır kapısında ve Hizbullah’la iktidara bağlı güçlerin Beyrut caddelerindeki çatışmaları gibi) patlama noktasına gelmektedir. Bundan en çok zarar gören aralarında İsrail’in de bulunduğu bölge ülkeleridir.


Bu gözlemciler, Amerikan yönetiminin eski bildiklerinden şaşmaması ve izolasyon politikalarına devam etmesi nedeniyle bölge ülkelerinin alternatif çözüm arayışlarına gitmelerine neden olmaktadır.


Örneğin, Gazze Şeridi’ndeki kriz; Mısır, bölge ülkeleri ve İsrail için sürekli bir baş ağrısı haline gelmiş bir meseledir. Kuşatma, başta Mısır olmak üzere Arap yönetimleri üzerinde, kuşatmanın kaldırılması yönünde baskıların oluşmasına yol açmaktadır. Özellikle Hamas’ın sürekli olarak Arap devletlerinden 1.5 milyon Gazzelinin gayr-ı insani şartlar altında kalması nedeniyle yardım istemesi bu baskıyı artırmaktadır.

Tüm bunlara, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik önlemleriyle ilgili bütün tercihlerin başarısız olması da bunlara eklenebilecek bir başka husus olarak değerlendirilebilir. İsrail, kendi imajını zedeleyecek olan bu kuşatma ve aç bırakma siyasetini denemiştir.


Ayrıca İsrail, kendisine güvenlik sağlamayan ve diplomatik açıdan maliyetli olan askeri araçları da denemiş, hatta bazı Amerikalı yetkililer, İsrail’in neden Hamas’la diyaloğu denemediğini sormaya başlamıştır.


Bu çözümlemelere binaen Mısır ve İsrail, Amerika’nın Hamas’a karşı bilinen izolasyon politikalarına rağmen Hamas’la ilişkiye ve diyaloğa geçmeyi denemiştir.


Suriye ile diyaloğa gelince, bu düşüncede olan insanlar, Suriye’nin uzunca bir süredir izole edilmesi yönündeki politikaların başarısızlığının kanıtlandığını, çünkü Suriye rejimini devirmede başarılı olunmadığını, ayrıca Suriye’nin Hamas ve Hizbullah gibi İsrail üzerinde baskı unsuru olabilecek bir takım araçlara sahip olduğunu ifade etmektedir.


Aynı minvalde, bu görüşün sahipleri, 2006 yazında İsrail’le çatışmanın, son derece maliyetli olduğunu, Hizbullah’ın Lübnan içerisinde olması nedeniyle üstesinden kolayca gelinebilecek bir husus olmadığının altını çizerek, Amerika’nın teşvikiyle bölgede çatışmacı tutumların sürdürülmesinin Amerika’nın bölgedeki müttefiklerini zayıflattığını ifade etmektedir.


Koşullu Diplomasi


İkinci görüş sahipleri ise birinci görüş sahiplerini bölgedeki Amerikan varlığı ve gücünü görmezden gelmekle suçlamakta ve bölgede meydana gelebilecek herhangi bir barış anlaşması ya da uzlaşmada ABD’nin onayının olmasının şart olduğunu ifade etmektedir.

Örneğin İsrail, ABD’nin garantisi ve onayı olmadan Suriye ile görüşmelere başlamış değildir. Hatta belki de ABD’nin anlaşmada bizatihi rolü bulunmaktadır. Bunlara göre, uluslararası toplum, ABD’nin yeşil ışığı olmasaydı Lübnan hükümetiyle ilişkiye geçmezdi.


Bu görüş sahipleri bölgede varılan anlaşmaların daha sonra Amerika tarafından bozulmaması için Amerikan yönetiminin onayının şart olduğunu ifade etmektedir.


Bu nedenle bu kişiler, Ehud Olmert’in ülke içinde yaşadığı krizden kurtarılması ve ABD Başkanı George Bush’un da yönetimin son dönemlerinde dış politikada son bir başarıya imza atmaya ihtiyaç duyması nedeniyle yumuşama siyasetine onay verdiğini savunuyorlar.

George Bush, işte bu nedenle İsrail-Filistin barış görüşmelerini hareketlendirmek amacıyla Annapolis Konferansına çağrıda bulunmuştur. Onlara göre, Irak’ta ve Ortadoğu’da içine düşmüş oldukları hatalar nedeniyle Cumhuriyetçilerin son derece ağır eleştirilere maruz kaldığı seçim döneminde Ortadoğu’da durumların sakinleşmesi Bush’un çıkarına olabilir.

Bu görüşün sahipleri, Suriye ve Lübnan’daki gelişmelerin Hamas’la imzalanan ateşkes anlaşmasına benzediğini belirterek, bu girişimlerin bölgede sükûnetin sağlanması için gerçekleştirilen şartlı diplomatik atak olduğunu belirtiyorlar.


Böylelikle ABD ve İsrail’in eline bölgede çatışma ve savaşın altyapısını hazırlamak için bir koz geçmiş oluyor. Şayet barış ve ateşkes konusundaki diplomatik çabalar başarılı olmadığı takdirde, ABD ve İsrail, “biz elimizden geleni yaptık, barış ve ateşkesi denedik, ancak Araplar bu ateşkese bağlı kalmadılar.” şeklinde kamuoyuna açıklama yapacaklar.


İran’la çatışma


Burada üçüncü bir kanaat var ki, bu kanaat sahipleri bu yapılanların daha büyük bir çatışmaya yani İran’a saldırıya hazırlık için gerçekleştiğini ifade ediyor. Bu savaşa hazırlığın bir altyapısı olarak İsrail, bölgede İran’ın en büyük müttefiki olan Suriye’yi barış görüşmeleriyle devre dışı bırakmaya çalışıyor.


ABD ve İsrail, Suriye’ye, barış görüşmeleri yoluyla topraklarını işgalinin sona erdirilmesinin mümkün olduğunu ima ederek onu bu mücadele dengesinin dışında bırakmak istiyorlar. Böylece Suriye’nin de Hamas ve Hizbullah üzerinde İsrail’le ateşkes imzalamaları için baskı yapmasını sağlamaya çalışıyorlar.


İsrail’in Hamas ve Hizbullah’la ve de dolayısıyla Suriye’yle ateşkes imzalama çabası, ABD ve İsrail’in kendileri açısından en büyük düşman olan İran’a yoğunlaşmasını ve İran’la baş başa kalmalarını sağlayacak.


Bir başka ifadeyle kendisinin müttefiki olan rejimleri içerden değiştirmekten kendisine düşman olan rejimlere karşı yardım istemek maksadıyla vazgeçen ABD yönetimi, bazı örgüt ve devletleri tarafsızlaştırarak İran’dan gelecek daha büyük bir tehdidi bertaraf etmeye çalışmaktadır.


Bu görüşün savunucuları, düşüncelerinin doğruluğunun bir delili olarak Olmert hükümetinin Suriye ile bir barış anlaşmasına varamadığını, çünkü çabalarına İsrail içinden yeterli destek alamadığını ayrıca Filistin-İsrail görüşmelerinin de durmuş olduğuna işaret ediyorlar.

Şayet gerçekten kalıcı bir barış istiyor olsaydı, İsrail’in senelerdir sürüncemede bıraktığı barış görüşmelerini harekete geçirmesi gerektiğini ifade ediyorlar.


Bush’un Niyetleri


ABD yönetiminin politikaları, Arap dünyasını gelecekle ilgili çizilen senaryolarda olabileceklerin en kötüsünü beklemesine neden olurken, bölgede olan bitenlerin aslında İran’la savaşa kadar giden sürecin bir parçası olduğu konusunda, geriye sadece 6 ayı kalan Bush ve yardımcılarının planlarından korkmasına yol açıyor.


Bu olanlar ise, bizim, Amerikan yönetiminin son dönemde çatışmacı politikaları kenara bırakıp kutuplaşmaları yumuşatma yönünde adım attığı gerçeğini kabul etmemize engel olmamalı.


Amerika’nın öngörülebilir bir gelecekteki niyetlerine ilişkin, Lübnan’da milli uzlaşma hükümetinin hızla kurulması, Gazze’de ateşkesin çok hızlı bir şekilde sağlanması, insanlık dışı kuşatmanın hızla kaldırılması, Filistin-İsrail barış görüşmelerinde somut neticeler elde edilmesi, bölge ülkelerinin diyalog ve barışın tesisi yönünde bazı adımlar atmaları ve sonuçları önceden kestirilemeyecek muhtemel bir savaşı engellemek için bu barışı bütün bölgeye hâkim kılmaya çalışmaları gibi önemli bir takım işaretlere başvurmak gerekmektedir.

Time Turk

Bu haber 34 defa okundu.
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Yorum yapan ilk kişi olmak için Tıkla

İsmail Yaşa
Şehadetin mübarek olsun hocam!
Feyzullah Birışık
Bir İsrailli ile Bir Mikrobun İnanılmaz Benzerliği
Ahmet Kıvanç
Direniş
Safa Aldemir
Bugünün tehlikeli sözleri
Ahmet Toprak
Filistin (direniş) ve Biz
Raziye Nur Özköse
Gazze Şiiri
Müberra Yaman
Kara Kutumu arıyorum...
Mehmet Emin Akın
Ey Gazze
Alıntı Yazılar
ŞAMIL TAYYAR
Tolon, Dalan’ı neden aradı?
TAHA KıVANç
Aydın Bey beni üzdü
FEHMI KORU
Endişeye mahal yok
MEHMET ALTAN
Neler oluyor?
TAMER KORKMAZ
Emekli Generaller, Muvazzaf Albaylar…
AHMET VAROL
İşgalci kendi askerinden de korkuyor
ABDURRAHMAN DILIPAK
Gazze’nin öteki yüzü
Dünden Kalanlar
Gönüllüleri Hamaney durdurdu
Lübnan'dan İsrail'e meçhul füzeler
Hamas Türk gücünü neden reddetti
İsrail askerleri de böyle ölüyor - FOTO
İsrail kendi uçaklarını füze sanınca!
Füzeler Hizbullah'ın işi değil Flash
Gürcistan'da İsrail'e destek mitingi
Kafkasyadan Gazzeye selam var!
İslami Arap Konseyi direniş örgütü!
Üyelik
Şifremi Kaybettim
KAYIT OL!