|
|
|
|
- Currently 0.00/5
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
0 Kişi Oy Vermiş
|
İslami Magrib örgütü kendisini savundu
El Kaide'nin bitmek üzere olduğu ve eylemlerinin artık son derece azaldığı iddialarıyla çatışan en büyük kanat Cezayir El Kaide'si, kendi deyimleriye İslami Magrib... Fakat İslami Magrib örgütü üzerindeki eleştiriler son bulmuyor, özellikle de sivilleri hedef almaları konusunda... İşte İslami Magrib örgütü lideri Abdulmelik Durukdal'ın kendi ağzında İslami Magrib örgütü...
Neden El Kaide'ye katıldınız?
Hamd Allah’a, Salat ve Selam Allah Resulü’nün, ailesinin, ashabının ve takipçilerinin üzerine olsun. Sizin “neden El Kaide'ye katıldınız?” sorunuza cevap olarak deriz ki; “Neden El Kaide'ye katılmamalıyız?” Allah bize birlik olmayı, işbirliği içinde hareket etmeyi ve müşriklere karşı sahih bir çizgide savaşmayı emrediyor. Aynı şekilde düşmanlarımızda bize karşı askeri müttefikleriyle ekonomik ve siyasal olarak topyekün savaşıyorlar.
El Kaide size yardım gönderiyor mu? Eğer gönderiyorsa, bu ne çeşit bir yardım?
Biz ve El Kaide tek vücuduz. Onların bizden, bizim de onlardan güç alması çok normal. Onlar bizim arkamızda, biz ise onların. Onlar bize, biz de onlara her türlü desteği sağlıyoruz, sadakat, tavsiye ve maddi olarak...
Avrupa’dan her hangi bir destek alıyor musunuz? Eğer alıyorsanız, bu ne boyutta ve ne çeşit bir destek?
Evet, Avrupa’da ve Dünya’nın her yerinde bize sempati duyan insanlar var. Bunun sebebi El Kaide'nin doğru yol üzerinde olmasıdır. Ayrıca çoğu Müslümanlar, Avrupa’da yaşayanlar da dahil olmak üzere, Amerika’nın liderliğindeki Haçlı savaşına karşılar ve onlar Haçlıların ajanları olarak çalışan, insanlarını ezen ve Filistin davasını satan Arap rejimlerinden nefret ediyorlar.
Savaşçılarınız nereden geliyorlar?
Bizim mücahidlerimizin ekserizin ekserisi Cezayirli. Ayrıca önemli miktarda Moritanyalı, Libyalı, Faslı, Tunuslu, Malili ve Nijaryalı kardeşlerimiz de var.
Cezayir’de Amerikan hedeflerine saldırmak gibi bir niyetiniz var mı?
İlk olarak kendimizi üzerimize “terörist” etiketi vurularak Amerika’nın kara listesinde bulduk. Daha sonra ise ülkemizin güneyinde Amerikan inşası askeri üsler, askeri eğitim kampları içinde bulduk ve petrolümüzün yağmalandığını ve gazımızı almak planları kurulduğunu gördük. Bu da yetmezmiş gibi başkentimizde FBI bürolarının açıldığını ve garip bir şekilde ülkemizde dini bir azınlık yaratma çabası içinde gençlerimize karşı Hristiyan misyonlerliği çalışmaları yapıldığını görüdük. Ülkemizdeki Amerikan büyükelçiliği aynı Bağdad ve Kabil’deki Amerikan büyükelçilikleri gibi planlama, enfomasyon ve kontrol gibi politikalarımızda ülkenin iç işlerine karışmaya başladı. Tüm bunların tek sebebi Müslümanların içindeki cihad ve direniş ruhunu öldürmekti ve bu sebeple onlar enerji stoğumuza da el attılar. İşte bu yüzden Amerika bu pervasız tecavüzleriyle biz başka seçenek bırakmadı. Sorunuzun yanıtına gelecek olursak, tüm bu sebeplerden dolayı bu haçlı kampanyalarıı ülkemizden kovmak bizim hem hakkımız hem de görevimizdir. Kısaca açıkça ilan ediyorum ki Amerika’nın çıkarları bizim açık hedefimizdir.
Amerikan topraklarına saldırmak gibi bir niyetiniz var mı?
Amerikan yönetimi bizim topraklarımıza, Müslümanlara karşı savaşmayı meşru kabul ediyorsa, biz neden onların bölgelerine karşı savaşmayı meşru görmeyelim? Herkes bilmeli ki bizim gücümüz olduğu müddetçe ve onlar yeryüzünde var oldukları sürece onları hedef almaktan tereddüt etmeyiz. Bush yönetimiyle daha büyük felaketlere sürüklenen Amerikan halkına sesleniyorum: Eğer gerçekten güvenlik ve rahatlık için yaşamak istiyorsanız Şeyhimiz ve Emirimiz Usame Bin Laden’in (Allah onu korusun) “Bush’a ve politikalarına desteğinizi durdurun ve Müslümanların evlerine saldıran hükümetinizi devirin” tavsiyesini iyi dinleyin! Aksi taktidre Bus ve yönetimi sizi cehenneme ve ziyana götürecektir.
Sizin Cezayir hükümetinin petrol ve gaz satışlarından yaklaşık 120 milyar dolar topladığı ve bunu da Cezayirlilere iş imkanı yaratma konusundaki programlara destek amaçlı harcamadığı yönündeki iddialara bakış açınız nedir?
Bu büyük bir suç örneğidir ve milletimize karşı yapılmış bir soygundur. Zaten bu yağmalama ve hırsızlık metodları hırsız yönetimin karakterini yansıtmaktadır. Bu ülke petrol ve gas denizi üzerindeki bir tekne misalidir. Gelirin boyutu asla büyümeyi durdurmaz, aylarca ve yıllarca... Petrol gelirinin artış trendiyle azalan nüfusun yaşam standartının artış trendi arasındaki uçurum ironiktir.
Cezayir hükümetinin sizin operasyon kabiliyetinizi azalttığı ve 11 Nisan geçitinde büyük çaplı bir saldırı gerçekleştirilememesinin de bunun bir kanıtı olduğun yönündeki söylentilere ne cevap veriyorsunuz?
Cezayir hükümeti halka yalan söyleyebilir fakat bu alanlardaki gerçeği değiştirmez. Onlar sürekli ölen askerlerini ve mücahidlerin düzenledikleri saldırılarda aylarca düzinelerce hasat topladıklarını saklayamazlar. Ayrıca onlar Batılıların çıkarlarını da savunamamaktadırlar, bizim BM, Interpol karargahı, Nouakchott’taki İsrail büyükelçiliği saldırılarımızı ve önce Alman sonra Avusturyalıları kaçırmamızı engelleyemedikleri gibi...
Bazı insanlar 11 Kasım saldırılarını masum sivillerin öldürüldüğünü söyleyerek eleştiriyorlar. Bunu nasıl savunuyorsunuz?
Eğer biz gerçekten sivilleri vurmak isteseydik bir marketi, toplu taşıma aracını veya halk gösterisini hedef alarak yüzlercesini aynı anda öldürebilirdik. Bizim hedefimiz oldukça temiz savaşmak ve hükümete ve Batılılara ait askeri ve resmi hedeflere saldırmaktır. Biz saldırılarımızda Müslümanların yara almaması için olabildiğince profesyonel savaşıyoruz. Fakat bu konuda da hükümet yalan söylüyor ve BM karargahlarına düzenlenen saldırıda sivillerin öldüğünü söylüyor. Ancak gerçek şu ki BM karargahlarına düzenlenen saldırılarda yaralananların %95’den fazlası haçlılar, polisler ve güvenlikçilerdir, hatta sivil kıyafeti giymişlerdir. Onların hiçbiri sivil değildi. Milletimiz bilmeliki biz haçlı ve mürtet yöneticilere karşı savaşıyoruz. Elbette hatalar olabilir, ancak bu isteyerek yapılmamaktadır. Bu hatalar için biz Allah’dan af, milletimizden ise özür diliyoruz.
|