|
|
|
|
- Currently 3.11/5
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
9 Kişi Oy Vermiş
|
Doğu Türkistan'da Neler Oluyor?
Mücahid ULUDAĞ
Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği vesilesi ile Kayseri’de ki istişare toplantısına iştirak ettik. Elhamdülillah hayırlı bir toplantı oldu. Türkiye’de öğrenim gören misafir öğrenciler için inşallah hayırlı çalışmalara imza atılacak.
Toplantımızla birlikte iki ziyaretimiz gerçekleşti. İmam Hatip Lisesinde öğrenim gören 25 ülkeden misafir öğrenci kardeşlerimiz ve Doğu Türkistan’lı dostlarımızın derneği.
Doğu Türkistan’lı dostlarımızın mücadelelerini gündeme taşımak, kendi topraklarında karşılaştıkları sorunlarla, bizlerin biraz daha yakından ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaretimizde, başta dernek başkanı sayın Seyit TÜMTÜRK ve yönetim kurulu üyeleri bizleri karşıladılar. İnanın ki bugüne kadar bir çok vakıf,dernek, vb. kurumları ziyaret etmek nasip oldu ama, Doğu Türkistan’lı büyüklerimizin o misafirperverliği, o candan musafahalaşmaları, heyecanları beni çok etkiledi doğrusu.
İkindi namazımızın ardından Seyit TÜMTÜRK beyden dinlemeye başladık; Doğu Türkistan’a Çin hükümetinin uyguladığı modern kölelik düzenini, Doğu Türkistan halkına uygulanan soykırım ve asimile hareketlerini, genç yaşlarında hapishanelerde ölüme terk edilen tazecik nesilleri, Çin hükümeti zulümleriyle yapa yalnız bırakılmış 35 milyon Müslüman halkın dertlerini dinledik…
- 8 Kasım 2007 de Çin hükümeti tarafından 6 kişinin daha idamına karar verilmiş…
- Bu yıl Doğu Türkistan da yine yaklaşık 1000 kişi AIDS hastalığına yakalanmış durumda…
- Zorla Çin’in diğer eyaletlerine çalışmaya götürülen kızlar…
- Çin hükümetinin Doğu Türkistan da kamuya personel alırken dini bilgisi zayıf olanları tercih etmesi…
Doğu Türkistan’da başörtüleriyle yaşamak için basın toplantısı ve yürüyüş yapan 2000 hanım kardeşimizden bugüne kadar hiçbir haber alınamadığını duyunca donup kaldık. Seyit bey, yaşanan bu zulümden İslam aleminin haberinin olmadığını söyledi.
Nasıl bugün Filistin, Çeçenistan, Afganistan, ABD zulmüyle mücadele eden Irak gündemdeyse, Çin zulmüyle boğuşan Doğu Türkistan’da gündemde olmalıydı. Orada azınlık milletlerin iki çocuk sahibi olmalarına izin veriliyor olmasına rağmen, Doğu Türkistan’lı Müslümanlar bu haktan mahrum bırakılıyor. Çin yetkililerine para vererek ikiden fazla çocuk sahibi olup kendi sayılarını çoğaltma çabası içerisindeler.
Çin’deki Uygurlar hak mücadelesi veriyorlar…
Suçsuz yere Guantonamo’da 4,5 yıl tutsak kalan Uygur Türkleri Pakistan istihbaratı tarafından 5000 dolara ABD’ye satılmış. Guantonamo’da ki mantık, işkence…
Köpeklerle korkutma, kadın askerlerin bir çok kişiyi taciz etmesi, namaz kılarken tekmelemeler, Kur’an-ı Kerim okunurken elden alınıp tuvaletlere atılması, Eller başların üstünde diz üstü duracak şekilde gece gündüz aynı şekilde bekletmeler, yorulup düşenlere daha ağır cezalar, vs, vs…
Doğu Türkistan; Saad Bin Ebi Vakkas’ların tebliğe gittiği, hacı Ahmet Yesevi’lerin vatanı.
Çin istilası planlı ve programlı bir şekilde devam etmekte. Fakat, Doğu Türkistan gündemde ki yerini alamamakta. Böyle devam ederse tarih sahnesinden silinecekler.
Aslında Doğu Türkistan’da ki camilerdeki levha her şeyin özeti; camii kapısında ki duyuru da şu maddeler var…
- Kadınlar
- 18 yaşından küçükler
- Devlet memurları
- Parti üyeleri
- Emekli olan memurların camiye girmesi yasaktır.
Bir devlet düşünün ki, bayrakları yeryüzünde sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırların da ki Kayseri ilinde, Doğu Türkistan derneği önünde dalgalansın.
Dernek önünde iki ayrı direk ve yan yana, aynı safta, bağımsızlık marşlarını söyleyen iki nida.
Doğu Türkistan ve Türkiye bayrakları…
Dalgalanan bu iki bayrağı gösterirken Doğu Türkistan’lı dostlarımızın gözlerindeki ışıltıyı ve heyecanlarını görmenizi isterdim.
Ahmet kardeşimle Konya’ya dönüş saatimiz geldiği için Seyit TÜMTÜRK bey’in ikram ettiği çayı içmek nasip olmadı ama İnşallah başka bir zamana dostlarımızın derneğini ziyaret etmek nasip olur ve dertlerimizi paylaşır, çözümler üretebiliriz.
Müslümanlar olarak bilinçlenmeliyiz. Kardeşlerimizin acılarını hissetmeli feryatlarını duymalıyız.
Çin cezaevlerinde hapsedilen 2000 hanım kardeşimizden hala haber alamıyorsak, en azından devlet gücümüzü ortaya koyup insanlık görevimizi yapmıyorsak, barış, hoşgörü, dinler arası diyalog, yok dünya gerçeği, yok şartlar bunu gerektiriyor, yok denge hikayeleri, hepsi fasa fisodan ibaret.
Bu noktada, başta Türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanına, devlet kademelerinde ki bu konuyla yakından ilişkisi olan tüm yetkililere büyük görevler düşüyor.
En kısa zamanda Doğu Türkistan’ın bağımsızlığına kavuşması ve bizim ülkemizde dalgalanan ay yıldızlı bayraklarının kendi ülkelerinde ki semaları süslemesini de Rabbim den diliyorum.
Ayrıca bu konuyu sürekli gündeme taşıyan İHH insani yardım vakfına, geçenlerde bu konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen SAADET PARTİSİ’ne ve de Milli Gazete’deki köşesinde insani duyarlılığını yerine getiren MİNE ALPAY GÜN’e teşekkürü bir borç bilirim… Doğu Türkistan’ın bağımsızlığının mutlu haberini almamız ümidiyle sağlıcakla kalın.
NOT: Doğu Türkistan hakkında ayrıntılı bilgi için www.gokbayrak .com adresinden faydalana bilirsiniz…
|