Sütun Haber / Mustafa Koşan Son yıllarda baş döndürücü bir hızla gelişen bilgisayar teknolojisinin biz son kullanıcıları en çok ilgilendiren kısmı hiç şüphesiz masaüstü bilgisayar (PC) platformudur. PC teknolojisinin gelişmişliği bir yana, piyasaya ilk sürüldüğünde 200 dolar fiyatlı bir ürünün 3 yıl sonra 40 dolar olması gibi cilveleri de barındıran bir sektör aynı zamanda. Peki, bizlere donanımsal ve yazılımsal olarak daha yüksek konfigürasyonlar sunan bu sürat yarışında niye sabit diskler sürekli en geride kalmaktadır? Bu sorunun endüstriyel ve ticari bazda birçok açıklaması yapılabilir. Fakat olaya teknik açıdan bakmak gerekirse, şu an kullandığımız sabit disklerde manyetik madde kaplı diskler kullanılmaktadır. Disk kasasının içinde bu manyetik disklerden üst üste dizilmiş birçok adet bulunur. Çoğu modelde diskler dakikada 7200 kere dönerler (7200 rpm) ve bu esnada veriler, kafalar vasıtasıyla yazılıp okunur. İşte bu parçanın diğer PC bileşenlerine göre geride kalmasının temel nedeni de burada yatmakta: Şu anki disk teknolojisi yarı elektronik - yarı mekanik bir sistemden oluşmaktadır. Mekanik sistemin hızı elektronikle boy ölçüşemeyecek derece yavaş olduğundan büyük bir yavaşlık söz konusudur. Sözgelimi, bilgisayarınıza kayıtlı bir dosyayı açmak için çift tıkladığınızda o veriye ulaşmak için okuma kafasının önce mekanik olarak ilgili diskte o verinin bulunduğu sektöre ulaşması gerekecektir ki bu da büyük bir zaman kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Şu anki sabit disk teknolojisinin ikinci dezavantajı ise, disk kapasiteleri arttırılmak istendiğinde plaka sayısını arttırma zorunluluğu, mevcut plaka sayısının daha fazla arttırılmasının mümkün olmadığı durumlarda ise disk üzerindeki manyetik yüzeyin daha da sıklaştırılma mecburiyetidir. Varsayalım ki 250 GB kapasiteli modelde 10 plaka bulunmakta, her plaka teorik olarak 25 GB kapasiteye sahip. 400 GB kapasiteli bir model çıkarmak istediğimizde - 3,5 inçlik kasalara en fazla 10 plaka üst üste sığdırabildiğimizi varsayalım her bir plakayı 40 GB alacak şekilde üretmemiz lazım ki bu da gerek okuma gerekse yazma esnasında mekanik aksamın fiziksel limitlerine yaklaşmaktan başka bir şey değildir. Son zamanlarda yeni yükselen ve kendinden söz ettiren bir disk teknolojisi var ki o da SSD (Solid State Disk) yani “Katı Hal Diskleri”dir. Bu teknolojiyi aslında bizler şu anda yaygın olarak USB belleklerimizde kullanmaktayız. Temelinde ise manyetik diskler yerine flash bellek yongalarının kullanılması yatıyor. Bu disklerin en büyük avantajı fiziksel aksamın bulunmaması. Dolayısıyla özellikle veri okuma hızlarında çok büyük bir artış söz konusu. Ayrıca enerji tüketimleri de normal disklerden çok aşağıda. Bu durum özellikle laptoplar için büyük bir avantaj. Normal disklerde düşme çarpma durumunda veri kaybı söz konusuyken bu disklerde bu söz konusu bile değil. Ayrıca yonga bellek teknolojisinin sürekli gelişmekte olduğunu düşünecek olursak, kapasitelerde de kayda değer bir artış yaşanması gündemde. Bu teknolojinin tek dezavantajı şu anda fiyatlarının çok yüksek seviyelerde seyretmesidir. Ancak DVD writer'ların ilk çıktığında 1.000 dolar iken şu anda 40 dolar olmasını düşünürsek, yakın gelecekte 16 TB bir SSD sabit diski 70 dolara satın alabileceğimiz de uzak bir ihtimal değildir.