Kabe'de artık çocuklar kaybolmayacak Mahkeme kapısında ne işin vardı? Atatürk Havalimanı'nda Tecavüz! Ortadoğu'da 'nifak' politikası En zorlu taşıma Zurafa Ergenekon davasına ilginç gelişme Alexa nedir? Gerçek sonuçları verir mi? Askeri helikopterle piknik keyfi Microsoft'tan ücretsiz virüs programı Obama sadece ev kedisidir Lenin'i hiç böyle görmediniz - FOTO +16 Ergenekon'da 16. duruşma başladı Komutan imzası şaşırttı Vergi Oranlarında Büyük Artış Gazze'de hayat durma noktasında..! İslam ve Laiklik Amerikan Savaş Gemisi İstanbul'da Diyarbakır cazibe merkezi olacak Karabük'te Haddehanede Patlama Haliç'te Trafik Kazası Ferhat Kentel'le özel... Kızıl ordu kazan kaldırdı
   Anasayfa
»DÜNYA
»TÜRKİYE
ÖZEL
»İLGİNÇ
»ARAŞTIRMA
»MAKALE
»İSLAM
»RÖPORTAJ
»KÜLTÜR - SANAT
»FOTO
»GEZİ ve ŞEHİR
»VİDEO
»SAĞLIK
»TEKNOLOJİ
»EDİTÖR'DEN
Diğer Kategoriler
»Arşiv
»Sondakika Ekle
»Link Bankası
»Firma Rehberi
»Künye
»İletişim
Ȇyelik
Anket
Sütun Haber'in eksik bulduğunuz yönü hangisidir?
Tasarım
Haber dili
Yayın çizgisi
Haber hızı
Onay :
Yabancı Ajanslar















Çok Okunanlar
Lenin'i hiç böyle görmediniz - FOTO +16
Obama sadece ev kedisidir
Ortadoğu'da 'nifak' politikası
İslam ve Laiklik
Askeri helikopterle piknik keyfi
Amerikan Savaş Gemisi İstanbul'da
Diyarbakır cazibe merkezi olacak
Vergi Oranlarında Büyük Artış Flash
Microsoft'tan ücretsiz virüs programı
Atatürk Havalimanı'nda Tecavüz!
Komutan imzası şaşırttı
Alexa nedir? Gerçek sonuçları verir mi?
Kızıl ordu kazan kaldırdı
 Arkadaşına Gönder Haberi arkadaşına gönder
 Yazdır Haberi yazdır
 Tarih 14/04/2008 23:42:55
  • Currently 3.00/5
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
30 Kişi Oy Vermiş
Guantanamo’da Bir Gazeteci

Savaş muhabirliği; gazetecilik mesleğinin en zor, en meşakkatli, en riskli bölümünü oluşturur. Kimi zaman ölümle burun buruna gelir, eğer ölmediyseniz “ bu sefer de atlattık, verilmiş sadakamız varmış” dersiniz, kimi zaman karşılaştığınız çocuk cesetleri nedeniyle bir taraftan gözyaşlarınıza hâkim olmaya çalışırken diğer taraftan yumruklarınızı sıkarak fotoğraf çekmeye, haber yazmaya devam edersiniz. Savaşlar kalplerde acı ve öfke bırakır. İnsan kalbinin çektiği fotoğraf kareleri ise, fotoğraf makinalarının çektiği karelerden binlerce kez daha canlı ve unutulmazdır. Savaş muhabirliğini “insanlar gerçekleri öğrenmeliler” duygusuyla yapan muhabirler ise ABD ve dostlarının, karşı taraftan olarak belledikleri düşman gazetecilerdir. Savaşlar gerçeklerin en kolay şekilde çarpıtılabileceği ortamlardır ve idealleri, hayalleri için bu mesleği yerine getiren muhalif gazeteciler gerçekleri çarpıtanların ipliklerini pazara sürerler. Eğer ABD ve dostlarının milyonlarca dolar harcayarak yürüttükleri medya savaşına karşı durursanız mutlaka bunun bir bedeli olur. Tıpkı bu hafta size hikayesini anlatacağım sevgili meslektaşım El-Hac’a ödetilen bedeller gibi. 6.5 yıldır Guantanamo Esir Kampı’nda tutulan El Cezire’nin savaş muhabiri El Hac’ın yaşadıkları, ABD askerlerinin ne kadar hayvansı bir ruha sahip olduklarını da bir kez daha gözler önüne seriyor.

ADEM ÖZKÖSE
a_ozkose@yahoo.com


Sudan doğumlu olan El Cezire muhabirinin tam ismi Sami Muhyiddin El Hac... Afganistan, ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilmeden kısa bir süre önce sevdiklerini geride bırakarak yollara düşen El Hac, hava yoluyla Afganistan’a ulaşır. El Hac’ın amacı; “adım adım yaklaşan savaşı Afganistan’da karşılamak, bölgeden yapacağı haber ve röportajlarla Afganistan’da yaşananları El Cezire aracılığıyla dünyaya aktarmaktır.” El Hac savaş başlamadan önce birkaç önemli haber ve röportaja imza atar. Haberlerinde sık sık ABD Ordusu ile savaşmaya hazırlanan Taliban ve Arap direnişçilerin görüntülerine de yer veren El Hac; böylece ABD Ordusu’nun dikkatini çekmeye başlar.

BERBAT BİR YER: BAGRAM
2001 yılında ABD savaş uçakları Kabil’i bombalamaya başlayarak Afganistan işgaline start verirler. Savaş muhabiri El Hac ise bin bir zorluğa göğüs gererek, bombardıman altında gazetecilik görevini sürdürmeye devam eder. Ta ki bir grup işgal askeri tarafından gözaltına alınıp sorgusuz sualsiz Kabil’deki Bagram Cezaevi’ne kapatılana kadar... Kamerası elinden alınan El Hac, önce ABD askerlerini gazeteci olduğu yönünde ikna etmeye çalışır. Fakat nafile.... İşgal askerleri gazeteci El Hac’ı tehlikeli bir terörist(!) olarak görürler. Taliban’a bağlı direnişçilerle aynı hücrelere atılan El Hac için bundan sonra işkence ve aşağılamalara maruz kalacağı günler başlayacaktır. El Hac Bagram Cezaevi’nde yaşadığı günler için şunları söylüyor: “Bagram gerçekten çok berbat bir yerdi. Her taraftan işkenceye uğrayan insanların feryatları yükseliyordu. Sabah ve akşam olmak üzere günde sadece iki kez tuvalete gitmemize izin veriliyordu ve sıramız gelmeden de tuvalete gidemiyorduk. Bir keresinde çok sıkışmıştım ve önümdekine sırasını bana vermesi için fısıldamıştım. Bir ABD askeri ‘No talk’ (Konuşmak yasak) diye bağırdı ve kapıyı işaret ederek ‘buraya gel’ dedi. Daha sonra beni ellerimden demir bir çubuğa asarak gün boyu öylece bekletti. Şiddetli soğuktan dolayı titriyordum ve nihayet dayanamayıp altıma kaçırdım. Askerler altıma kaçırdığım için beni alaya almaya başladılar.”

İŞKENCE ÜSSÜ: GUANTANAMO
El Cezire Muhabirinin Bagram’da yaşadıkları, Guantanamo’da yaşayacaklarının şiddetini haber vermektedir. El Hac diğer esirlerle birlikte önce Kabil’den Kandahar’a, daha sonra da bir askeri uçakla Guantanamo Adası’ndaki hapishaneye götürülür. Burada tek kişilik bir hücreye kapatılan El Hac, askerlerin zorla aşı vurmalarına karşı çıkınca çeşitli işkencelere maruz kalır;“Guantanamo’ya ulaştıktan bir hafta sonra sabahın köründe bizi uyandırdılar ve herkesten ellerini küçücük menfezden dışarı çıkarmasını istediler. Tetanos aşısı yapacaklarmış…Bana sıra gelince onlara, ‘Ben gazeteciyim. Afganistan’a gitmek üzere Katar’dan ayrılmadan önce tetanos, humma, kolera gibi bulaşıcı hastalıklara karşı bir dizi aşı yaptırdım. Doktor bu aşıların 5 yıl etkisini sürdüreceğini söylemişti. Bundan dolayı benim tekrar aşı olmama gerek yok.’ dedim. Subay yüzüme bağırarak: ‘Benimle tartışma. Kolunu uzat, yoksa onu zorla çıkartırım.” dedi. Ona uzatmayacağımı söyleyerek direndim. Subay, işini bitirdikten sonra yanıma gelip tekrar aşı yapmak istedi, ben yine direndim. Hücremdeki tüm eşyaların alınması cezasına çarptırıldım. Battaniyeden fırçama kadar her şeyi aldılar. Bundan dolayı üç gün üç gece demir üzerinde uyumak zorunda kaldım. Daha sonra diğer mahkumlarla birlikte çıplak olarak beraberce oturmaya zorlandık. Bir keresinde tam 100 gün boyunca hiç yıkanamadım. Elbiselerimde bit ve böcekler çıkmaya başlamıştı. Bırakın yıkanmak için su vermelerini, içmek için bile su vermiyorlardı. Sıcaktan bayılarak yere düşenleri revire götürüyorlar, elbiselerinin tamamını yırtarak çıplak halde bekletiyorlardı. Beni çıplak ayakla, donmuş bir sulu yol üzerinde günlerce yürüttüler”

“NEDEN CEZALANDIRILIYORUM?”
Mahkumlar suçsuz da olsalar çoğu zaman kendilerine; “acaba ben suçlu muyum, ne yaptım da suçlu bulunup cezalandırılıyorum” şeklinde sorular sorarlar. Bu bir tür iç hesaplaşmadır. Bu iç hesaplaşma mahkumun peşini bırakmaz. Ta ki “ben suçlu muyum?” sorusuna cevap bulana kadar. Sami El Hac da Guantanamo’da bazen kendi kendine iç hesaplaşmalara girer. El Hac, avukatı Clief Stafford Smith’e hitaben yazdığı mektupta da kendi iç hesaplaşmasını sürdürüyor. El Cezire’nin resmi internet sitesinde “Neden Cezalandırılıyorum” başlığıyla yayınlanan mektupta Sami El Hac şu satırları kaleme almıştı: “Neden cezalandırılıyorum? Bu soru sürekli olarak vicdanımda yankılanıyor, ruhumu tırmalıyor ve kalbime saplanıyor. Nihayet, her köşe ve kıvrımıyla hafızamı kurcalıyorum; olur ya belki içinde bulunduğum hal konusunda beni teselli edecek bir ışık, bir anı bulurum ya da bu güleç sabah apaydınlık yüzüyle üzerime doğar. Hiçbir gerekçe olmaksızın katı cezalara maruz kalmaları nedeniyle içlerinde taşıdıkları insani değerlerin hırpalandığı vahşi ve zalim zindanların karanlıklarında nice masum mahkum vardır. Cezalar cezaları kovalar… Mahkum, sanki şiddetli dalgaları olan bir denizde defalarca parçalanmakta ve boğazına düğümlenen denizin acı suyu nefesini kesmektedir. Cezalardan oluşan program, kahredici seneler ve acımasız yıllar buyunca devam eder. Bu soru, mahkumun kulağını defalarca tırmalar ve rahatsız edici çınlamasını hep işitir… Neden cezalandırılıyorum? Ben neden buradayım? Masum Afgan halkına yönelik başlatılan işgal terörü sonrası Afganistan’a gitmem suç mu? El-Cezire adına gazetecilik yapmam ve orada bulunmam suç mudur? Tüm bunlar için mi terörle suçlanacağım? Birçok soru, zihnimi sürekli kurcalıyor. Ruhumda dolaşıyor ve parlak sloganların gerçekliğine çarpıyor. Özgürlük çığırtkanlarının, barış bekçilerinin ve demokrasi havarilerinin övünç duyduğu sloganlara…”

İŞKENCEHANEDEN KESİTLER...
El Hac mektubun devamında bir taraftan iç hesaplaşmasına devam ederken, diğer taraftan da Guantanamo’da yaşadıklarından kesitler sunuyor: “Bizler koyun sürüsü müyüz ki, güdülelim sonra esir alınalım ve itaate zorlanalım; konuşmamız, tartışmamız ve hatta soru sormamız yasak olsun? Bundan daha ilginci, bir defasında soruşturma odasında geçirdiğim yorucu saatler sonucu gece bitkin düşmüştüm. Erkenden uyudum. Öylesine bitkindim ki ellerimi ve başımı gayri ihtiyari battaniyenin altına sokmuşum. Aniden bir askerin bağırtısını duydum: “Başını ve ellerini örtünün altında çıkar!” Askerin buyrukları karşısında korku ve şaşkınlıkla yataktan fırladım. Meğer ellerimizi ve başımızı örtünün altına sokmamız yasakmış… Sonra tekrar uyumaya çalıştım, gözkapaklarım uykunun ağırlığına direnmeye çalışıyorken bir asker hücre kapısını olanca gücüyle tekmeleyerek, ‘Neden diş fırçanı diş macununun yerine koymuşsun?’ diye avazı çıktığınca bağırıyor. Beni askeri kuralları çiğnemekle suçlayarak tüm eşyamı alıyor ve bu ceza tam bir hafta sürüyor. Yine bir keresinde soğuk konserve kutusundan müteşekkil öğlen yemeğini yiyordum. Yemeği bitirdikten sonra yemek artıklarını almak üzere görevli asker geldi. Yemeğin içine konduğu ambalajla birlikte artıkları kendisine uzattım. Hücremin önüne oturan asker, ambalajı ve içindekileri ince ince teftiş ederek, ambalajın yırtık parçalarını birbirine ulamaya başladı. Sonra yüzüme bağırdı: “Ambalajın eksik parçası nerede?” Eksik parçayı hücremde aramaya koyuldum ama bir şey bulamadım. Durum idareye iletildi ve diğer tutsaklara ibret olmam için cezalandırılmam gerektiği şeklinde cevap geldi. Üç gün boyunca şahsi eşyalarıma el kondu. Neden cezalandırıldığımı düşünmeye başladım. Şu küçük plastik parçasıyla ne yapmış olabilirdim ki?”

“YALNIZ O’NA ŞİKAYET ETTİM”
“Yine bir gün mahkum arkadaşlarım bana bir askerin ayaklarıyla Kur’an-ı Kerim’e bastığını söylediler. Mahkumlar bu saldırıya tepki göstererek gözleri önünde Allah kelamına hakaret edilmemesi için yanlarındaki Kur-an’ların idarece toplanmasını kararlaştırdılar. Mahkumlar Mushaflar toplanıncaya kadar hücrelerden çıkmama kararı aldılar. En çok ihtiyaç duydukları banyo yapma ve hava almak için dahi hücrelerden çıkmadılar. Alışık olduğumuz üzere askerler mahkumlara bağırıp tehditler savurmaya başladılar. Birkaç dakika sonra ABD özel birlikleri gelip hücreleri bastılar; mahkumları dövdüler, zincirlerle bağladılar, saçlarını, sakal ve bıyıklarını kesip tecrit hücrelerine attılar. Diğer mahkumlar gibi benim de sıram geldi. Önce gözüme kimyasal bir madde sıktılar, sonra da 5 asker üstüme üşüştü. Beni döverek yürüme alanına götürdüler ve yere attılar. Bir asker başımdan tutarak yere çaktı ve başımı yardı. Bir diğeri yüzüme vurarak kaşımı yardı. Başım ve yüzüm kana bulandı. Zincir ve halatlarla bağlı olduğum halde, kanlar içindeki saçımı, sakalımı ve bıyıklarımı kestiler. Sonra beni tecrit hücresine attılar ve kanlar içinde bırakıp gittiler. Bir saat sonra menfezden seslenen bir asker, tedavi olmak isteyip istemediğimi sordu. Tedavi olmayı reddettim. Yüce Rabbime dua etmeye başladım, O’na yalvardım ve yaptıkları zulmü O’na şikayet ettim. Şiddetli kanama sonucu bilincimi yitirmek üzereyken tedavi olmayı kabul ettim. Gelip iğne vurdular, kaşıma üç dikiş attılar, başımı sargıyla bağladılar ve bana antibiyotik yerine uyuşturucu haplar verdiler. Şiddetli öfke ve kahırdan uyuyup kalmışım. Bir sonraki gün gözlerimi açınca tekrar sormaya başladım: Neden cezalandırılıyorum? Evet neden cezalandırılıyorum?! Mahkumun kendi dinini ve inancını savunması cezayı gerektirecek bir suç mudur? Gözlerimiz önünde aşağılanmasın diye Kur’an Mushaflarını Amerika yönetimine iade etme talebimiz suç mudur?”

“SEN BELİRİNCE AKLIMDA MUHAMMED...”
Tam 6.5 yıldır bir kez bile mahkemeye çıkartılmadan Guantanamo’da tutulan 39 yaşındaki El Hac; zaman zaman açlık grevleri yaparak, zaman zaman da tanıdıklarına ve yakınlarına mektuplar yazarak Guantanamo’da yaşananları dünyaya duyurmaya çalışıyor. Onurlu ve duyarlı tüm medya çalışanlarını, köşe yazarlarını El Cezire Muhabiri ile dayanışma içinde olmaya çağırırken, Gerçek Hayat Okurları’nı gazeteci El Hac’ın oğlu Muhammed’e hitaben yazdığı şiirle baş başa bırakıyorum.


“Ağaçtaki güvercinleri duyduğumda
Sıcak yaşlar dökülüyor yanaklarıma
Tarla kuşu kanat çırptığında,
Oğlum için bir mesaj beliriyor aklımda
Oğlum Muhammed
ıstırap içindeyim.
Bu keder içinde, yok Allah'tan başkası huzur isteyebileceğim
Alın kanımı
kefenimi
ve bedenimden kalanları...
Mezarda resimlerini çekin bedenimin, yapayalnızken
dünyaya gönderin sonra
yargıçlara
vicdanlı insanlara
prensip sahiplerine, tarafsızlara
ve bırakın suçluluğu binsin omuzlarına
bu masum ruhun...”


-GERÇEK HAYAT DERGİSİ-

Bu haber 286 defa okundu.
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Yorum yapan ilk kişi olmak için Tıkla
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
Dünya Türkiye Sütun Haber Özel
Gazze'de hayat durma noktasında..!

Mahkeme kapısında ne işin vardı?

Ortadoğu'da 'nifak' politikası

İlginç Araştırma Makale
Yanlışlıkla sahaya indi

'Körfez Savaşı Sendromu' Yaşıyorlar

Obama sadece ev kedisidir

Kültür - Sanat Video Gezi ve Şehir
Kabe'de artık çocuklar kaybolmayacak

En zorlu taşıma Zurafa

Mağaralar ülkesi Türkiye

Röportaj Sağlık Teknoloji
Ferhat Kentel'le özel...

Kök hücre desteğiyle soluk borusu nakli

Alexa nedir? Gerçek sonuçları verir mi?

Alıntı Yazılar
FEHMI KORU
CHP AKP'lileştiriliyor mu?
AHMET VAROL
Irak hesabına mükâtebe
ŞAMIL TAYYAR
Baykal’a kim ‘dur’ diyecek?
HASAN KARAKAYA
Lozan hezimeti... O “masa”nın dili ols
İBRAHIM KARAGüL
Obama'nın ilk savaşı ve yeni Süveyş krizi
AKIF EMRE
Obama'nın 'Bush yüzü'
HüSNü MAHALLI
Başkan Obama ve biz
MEHMET ALTAN
Çarşaflı İngiliz
ALI BULAç
Mübadele (2)
DR. EBUBEKIR SIFIL
Sünni-Şii ihtilafı (7)
MUSTAFA ÖZCAN
‘Son gazi, son Mustafa’
Dünden Kalanlar
Atatürk hakkında çok tartışılacak iddia
Ruslar ağır zaiyat verdi: 10 ölü
Zevahiri'den Obama değerlendirmesi
Somali’de Müslümanlar 2009’da iktidar
Yoldan geçen şüphelide devlet sırrı çıktı
Üniversite'de El Kaide operasyonu
Pakistan'da ABD füze saldırısı: 5 Ölü
Tekin çapraz sorguda çözüldü
Yorum Hattı
 :)
Ben Kabeye gidimde çocuk kaybolursa buluruz heralde :)...
( Kahraman )
 Che
Diğer bir koministte Che, oda Lenin gibi ölmeden önce çekilen resimde perişan görünüyordu.
( şahin )
 Son pişmanlık belirtisi
Googlede resimlerine baktımda, ne kadarda kibirliymiş. Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi zulmetmiş ve yaşamış. Ölmeden önceki halinin resmi ne çıkmazlar içerisinde olduğunun kanıtı.
( pusat )
 Bu ne böyle
Allah kimseyi bu hale getirmesin.
( Derya )
 İbretlik görüntüler
Aklıma Firavun geldi. Rabbim hem ona azap hemde gelecekteki insanlara yani bizlere ibretlik kılmak için cesedini günümüze kadar sağlam tutarak getirdi. Lenin'de aynı şekilde. Şimdi yaptığı zulümlerin hesabını nasıl veriyordur Allah bilir. Rabbim onun azabını bizim ise imanımızı arttırsın...
( Kahraman )
 +18
baslikta +18 yazsaniz daha iyi olur resimler biraz mide bulandiriyor
( TEWH!D )
 Devletin kullari !!!
Anayasaya tapan belamlar...yaw bu kadar saçma birsey olurmu? Cemaat en iyi hangi dilden anlarsa o dilden konusulmali,o zaman arapçada konusmayalim
( TEWH!D )
 ALLAHU EKBER
ALLAHU EKBER İZZETİLİLLAH VALLAHİ ATATÜRK HAKINDA SÖYLEDİKLERİNİN HEPSİ DOĞRUDUR
( EŞHED )
 offf
Allah beeee...ağzım sulandı.
( akit_571 )
 ALLAH yardimcilari olsun
ALLAH patanideki kardeslerimizin yardimcisi olsun budist tayland hukumetinin zulmunu artik biliyoruz,ve o hukumet ve o halk bu saldirilardan dahada siddetlisini hak ediyor...
( TEWH!D )
 Elinizdeki cahileye sancagını
Azgın, sapık, kötülük ve sapıklık önderi, zorba, şeytan, put, puthane, kâhin, sihirbaz. Allah'ın hükümlerine sırt çeviren kişi ve kuruluşların tümü ne itaet etmek insanı ap açık kafir yapar. Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir. Bakara 256 Rabbimiz bize tagutları ret etmemizi emretmiş iken bizler tagutun emrine girer ve onların istedigi bir biçimde yaşar isek Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki, Allah'a ortak koşanlardan olursunuz En am 121) Bu din her dilde ve her mekanda eksiksiz anlatılmalıdır. Allah'ın mescidlerinde O'nun isminin anılmasını engelleyen ve bunların yıkılmasına çaba harcayandan daha zalim kim olabilir? Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için dünyada bir aşağılanma, ahirette büyük bir azab vardır Bakara 144
( Adanalı )
 allahim bu nedir
allahim onlara yardim et
( fatma )
 .........
ya rab kardeslerimize guc ver imanlarini artir bizleri zulumlere karsi sezziz kalanlardan eyleme yarab bize islam kardesligi suuru verki bu karanliktan kurtulalim... vesselam
( burhan )
 yeşil yaşıyor
ben yeşili 3 yıl önce bingöl ün bir bankasında gördüm kendisini tanıyorum ve yaşıyor bu haberler külli yalan...
( muselsel )
 ilginç!!!
ilginç insanları anlamak çok zor...
( selin gündoğdu )
 iman
iman denge işidir.dengeye biraz yaklaşabilenler hakikatle yüzleşeceğini farkedebiliyor.ne yazık ki; işte tam bu sırada hidayet yetişmiyorsa -o Allahın dilemesi- dengeler tekrar bozuluveriyor. imansız olarak yakınlarını ölümle uğurlarayanların duyguları ne de kötü olmalı. allahumma ihdina fi man hadayt
( abdo )
 Allah sabır versin.
Rabbim sadakatını arttırsın ve Ömer Abdurrahman'ın esaretini çözsün. Bu Allah'a kolaydır ama kafirler farkına varamazlar...
( Kahraman )
 allah yardimcisi olsun
ne mutlu sizlere.. sutun haber tesekurler..
( merve )
 .....
ÖZRÜ kabahatından beter ibrahim erkalın konserine gitmiş deniz baykal çıkmış.siz bu zillete müstahak sınız dahasında müstahaksınız.
( İSLAM )
 USTADIMIZ
ALLAH subhenehu we teala onu esaretten kurtarsin,onun hastaligina sifa versin ve onu en kisa zamanda ailesine kavustursun, sabrinin karsiliginda ona sehadeti nasip etsin insaALLAH
( TEWH!D )
 Lütfen Daha Çok Haber
Teşekkürler.İran ve Şianın gerçek yüzü ve politikaları sayenizde ortaya çıkıyor. Sanırım İran Analiz diye bir site de var. Sizleri tebrik ediyoruz.
( Selahattin )
 Tesekkurler sutun haber
Sayeniz de gercekleri ogreniyoruz. Sagolun...
( Ali Yildiz )
 Kardeşlik Ölmedi
Allah ona rahmet etsin. Onu haksız yere katledenleride ıslahları mümkün değil ise helak etsin. Yalnız kardeşler, İran'ın içinden bir istihbaratçı bunu yaptı diyede komple İran'ıda bu olayı sahiplenmekle suçlamak hoş olmaz. Bu fikirde olanların dışındakileri suçlamamaya özen göstermeliyiz. YOksa nefsimize uyup bilmeden zulmetmiş oluruz.
( Kardeşlik Ölmedi )
 .....
ALLAH CC tağut İRAN rejmini helak etsin islamı ve müslümanları onların sapık dinlerinden kurtarsın amin.
( İSLAM )
 hani din kardeşiydik? devam
-inna lillahi ve inna ileyhi raciuun-. Allah rahmet etsin.
( halim ayyıldız )
 hani din kardeşiydik?
şianın sahip olduğu itikadını ve çirkin yüzlerini bu şekilde ortaya çıkarmaları her ne kadar acı bir şekilde olmuşsa da umarım akıl sahibi ehli sünnet müntesipleri bundan hayırlı sonuçlar çıkarır.unutulmasınki bizi birleştirecek şey; sadece müslüman ismini kullanmak değildir.aynı akideyi paylaşanlar ancak birlikte güç olabilirler. gerçek tevhid çağrısı bunun için yapılmalı. yoksa amerikaya ve israile -sözde- düşman kesilir gibi görünüp hakikatte müslümanları katletmekle tevhid sağlanamaz. Allah bizi en doğruya iletsin.amiin
( halim ayyıldız )
 MaşaAllah
Allah Mücaitlerimize Yardımcı Olsun
( Ebu Bekir )
 Maşaallah
Allah bereket versin.
( Yorumcu1 )
 Allah ın yardımı yakındır...
Em hasibtüm en tedhulül-cennete ve lemmâ ye'tiküm meselüllezîne halev min kabliküm, messethümül-be'sâü ved-darrâü ve zülzilû hattâ yekùler-rasûlü vellezîne âmenû meahû metâ nasrullàh, elâ inne nasrallàhi karîb.) (Bakara: 214) Sadakallàhül-azîm.( haber için teşekkürler samet kardeş)
( selin )
 SubhenALLAH
amerika neden ulkeye baris ve huzur getirmeye calisan mucahidleri birakipta dunyaya ve somaliye huzursuzluk veren bu korsanlara karsi savasmiyor?
( TEWH!D )
 Zulm İle Abâd Olanın Sonu Berb
Doğrusu biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık (76/4) Ya Rabbi!Zulmedenleri ıslah eyle.İlahi!Islah olmaları mümkün değilse onları Kahhar isminle kahreyle..(Amin)
( Meryem )
 Rabbim sizi ıslah etsin
eski bir dost ve eski bir gönüldaş olarak sizlere dua ediyoruz dönün hatalarınızdan günahlarınızdan diye ama yalnızca eski bir dost ve gönüldaş olarak.
( altan bozbey )
 yok
Allah , kafierleri ve zalimleri hidayet etsin. etsinki dünyada kötülük kalmasın.
( Hüseyin )
 yuh olsun
kardes elinize saglik ya. icim burkuldu allah yardimcilari olsun butun kalbimizle patanideyiz ins..
( mahmut )
 ilginç bir ömür
Korsanlık yaptığı günlerde işlediği cürümlerin bir kefareti olarak bu idam musibeti başına gelmiştir belkide. Böyle faydalı işler yapan bir insanın böyle bir sonla cezalandırılması insanız üzüyor.
( Kahraman )
 ....
ALLAHIN laneti kafirlerin zalimlerin üzerine olsun kardeşlerimizide bu zülümden halas eylesin amin
( ENES )
 Subhanallah
Allah yar ve yardımcıları olsun. Allah bizi affetsin...
( Kahraman )
 ...
Allah'ım kafirlerin elleriyle Mü'minlere yardım et! Guantanamo'nun kapanmasını nasip et!Ordaki esirlerin hepsinin bağlarını çöz!
( ... )
 Allah'u ekber
"Dunya duysun muslumanlar geliyor" (khalid el islambuli)
( TEWH!D )
 Şaşırmayın...
Hayret edecek bir şey değil. Çünkü nasıl ki siz onların içine sızıp ajanlık yaparsanız onlarda sizin içinize sızıp imkanlarınızı sömürmek isteyecektir. Bu doğal birşeydir...
( Mustafa )
 her koyun...
Her koyun kendi bacağından asılır. Bunların hesapları çetin olacak gibi. Çocukları kendileri gibi olmasa bile İslam ile şereflenmedikleri için azabtan kurtulamayacak gibiler...
( Kahraman )
 çok şükür...
Allah'ım ne büyük bir imtihan...Bizse hiç birşeyimizi beğenmez ,herşeyi dert yaparız halbuki ne hayatlar var!..Şükrün hayat düsturumuz olması dileği ile..vesselam..
( Meryem )
 Yeryüzünü fitneye boğdular:(
Yeryüzünü fitneye boğdular:( Allah'ım Sen İslamı yeryüzüne hakim kıl!El-Fettah isminle bizlere fethi müjdele!
( ... )
 tandoğan
Bu el kaide nedir? müslumanlara zerre miktarı hayrı varmıdir ALLAH için biri bana söylesin Yoksa düşündüğüm gibimi
( mustafa )
 Aferim
Biz Amerikalilardan cok daha akilliyiz da ne oldu?
( Aedan Carter )
 ehhhh
Fatih Altaylı bu ! gayet normal bir şey. Bu vatandaşın Huyu bu; siyaset yapmak için bir konu bulduğunu sandığı anda, sanırsın sazan balığı mübarek!pek çok işi aşağı yukarı böyle.. Kişinin kafa yapısı ve karakteri bu. Bu nedenle başka türlü bir davranış beklemek biraz saflık olur sanırım. Umarım, Umarım diyorum çünkü emin değilim; çıkar aynı şartlarda aynı ekranda özür diler... Not:Hüseyin Üzmez ve onun gibilere kesinlikle tahammülüm yoktur ! ama bu fırsat bilinerek başka konulara saptırmaya çalışmak yada üstünden politika yapmak ta hiç sevmediğim şeylerdendir; Bu şekilde yapılanlarda , yapanlarda.
( Mustafa Karataş )
 ?
Günaydıııın, üsküdarda akşam oldu ! daha önceleri neredeydiniiiiz?
( Mustafa Karataş )
 İdama mahkum edilen 3 gençmi?
İzledigim videolarda bulundugu ülkenin askerleri ile haşır neşirler.İdam mahkumumu yoksa vatan kurtaranlarmı anlayamadım:(
( musluman )
 Yok daha neler...
yazıyı fıkra okur gibi okudum ! bana öyle geldi, bu bir dalga geçmeyse ; boşa vakit harcamışsınız... Bunun doğru olma ihtimali %kaç ? sizce....
( Mustafa Karataş )
 Hiç Bir Şeye Akıl Erdiremeyen
İşte Tc Hükümetinin Örnek Aldığı Toplum her halde bunalar sorsanız ne yaşıyorsunuz ? Cevap Vererek :: İçki İçmek için der :)
( islamın Oğlu )
 allah bu sialarin eline dusurm
islamsiz devrim... birilerinin muptelaligi hala sona ermedi. toprak ve emdeniyet adina birseyler ve mezhepcilik yapan bu millete yanasmak bizim usululumuz ve heycanimiz olmus nediyeyim geriye donup tarihe baksin insanlar. ummetcilik nedir gorsunler.. kendi halkini tahkir eden guruhla hic bir bagimiz yoktur.
( sunniii )
 örnek anne
bizim anamız olsa arkamızdan söverdi.Ne mutlu iman edip salih amel işleyen analara.
( akit_571 )
 SubhanALLAH
bu kadarida olmaz !!! Boyle bisey ilk kez okuyorum. Dunyanin her tarafda muslumanlara zulum var :( rasulullahin haber verdigi gibi. . .Allah yardimcilari olsum. . .
( TEWH!D )
 sutun habere tesekurler...
cok guzel ya daha nekadar duymadigimiz ulke cikacak... herbirinize ayri ayri tesekur ederim
( dost )
 .....
bu haberler karsisinda insan o kadar karisik hisler icinde oluyor ki... üzüntü , vicdan sizlamasi,kendini sorgulaması,kinle dolma ve ifade edemedigim bircok his:(:( Rabbim bizleri gerçek islam kardeslerinden eyle , yeryzüne islamin izzetini nasip et,Amin.
( iLiM )
 Katılıyorum
Evet batı'nın İalam düşmanlığı 11 Eylül hadisesi ile başlamamıştır.Bundan Bizzat biz müslümanlar sorumludur,bizler İslamın özünü yansıtabilseydik, İslam bu gün dünyada tek din olarak kalacaktı..Fakat ne yazık ki Müslümanlar yüzünden İslam yanlış algılanıyor. haberi sade ve hoş bir dille tercüme ettiğinden dolayı Samet Bey'e teşekkür ediyorum..Başarılar..
( Meryem )
 vakiti okumayın
vakit gazetesi islamı (sozde)turkiyede temsil eden gazete ve islama hakaretlerinden dolayı bu sahsa hala gazetesinde barındırıyorsa..vakite diyeceyim yok
( ebubekir )
 elinize saglik
tercumeyi ulastirdiginiz icin tesekurler... turkiyede bu fikriyatta olan cok az insan var. bir gurup 11 eylul'u islam adina talihsizl;ik diye de nitelendirse batiyi islamla tanistirdi mahut cemaatin kendisinin tanistiramadigi kadar...
( erdal )
 s.a
guzel mevzulara deginmis ve eksikde olsada cozumler sunuyor ummete ozelliklede batidaki durumu dillendirmesi cok hos olmus dilerim ummete hilkat olur tercume eden kardesimizdende allah razi olsun cok guzel yansitmis diger tercmelerinide okudum guzel ne yazikki ulkemizde ciddi bi sikintivar tercumeden ana kardesimiz ins bu acigi dolduracak oyle umut ediyoruz
( eba_zer )
 Allah ıslah etsin
Allah bu adamı ıslah etsin diyeceğim ama bu kul pek ıslah olmayı isteyen bir tip değil. İnşaAllah Müslümanlara daha fazla zarar vermeden çekip gider bu dünya'dan.
( Secde )
 Nakibendilerde değil iranlılar
Nakibendilerde değil iranlılarda akide sorunu var, elbetteki nakibendilerin iranlı olanlarındada olması muhtemel, 12 adet iran alevi şii inancının 11 adedi malesef akide yönünden zayıf hatta farklı din sayılabilecek durumdadır. Nakşibendilik elbetteki iran ve değişik coğrafyalardada yaşanan bir tarikat, elbette bu kiiler vesilesiyle akideleri çok hatalıdır Ancak bu hata iranlıların içinden gelmektedir , Osmanlı imparatorluğu cihat için çırpınırken ve avrupaya seferler düzenlerken iran hep arkadan vurmuş köyleri yağmalamıştır. mesela ismailiye mezhebinde mal ortaktır kadınıda mal yerine koyup onuda ortakkullanmak gerektiği savunulur ,ve bu ismailiye halen iranda yaşanan bir gerçektir. Saygılarımla
( Turan Tufan )
 ALLAH sehadetini kabul etsin
Bu mubarek orduda savasmayi Allah bizlerede nasip etsin insaALLAH.Bu calisma icin ALLAH sizden razi olsun 2.bolumu sabirla bekliyorum. . .
( TEWH!D )
 işbirlikçiler
işbirlikçi alçaklar, hepinizin canı cehenneme, rabbim sizleri el kaide mücahitlerinin eliyle cezalandıracak inşallah.