Asırlar boyunca Rus işgali ve zulmü altında dinlerini ve kimliklerini korumaya çalışmışlardır. 1700’lü yıllardan itibaren Rusların sıcak denizlere inme gayesi ve Osmanlı Devletiyle olan şiddetli mücadelesinin sonunda, Osmanlı Devleti Kafkaslardan çekilmek zorunda kalmıştır. Bundan sonra Kafkasları zorlu ve sert günler beklemektedir. Ruslara artık Kafkaslarda karşı koyacak bir devlet gücü kalmamıştır. Bunu iyi bilen Ruslar çoğunluğu Müslüman olan Kafkas halklarını, sindirmek ve kendisine itaat ettirmek için çeşitli baskılara ve katliamlara başvurmuştur. Rusların katliamlarına karşılık, Kafkas halkları ve özellikle Çeçenler büyük bir dirayet ve direniş göstermiştir.
İmam Şamil’in komutasındaki İslam birlikleri, Ruslarla uzun yıllar yiğitçe mücadele etmişler, Sistematik katliama ve asimilasyona dur demeyi bilmişlerdir. Bu direnişe rağmen, Ruslar uzun yıllar, katliamlarını devam ettirmiştir. Özellikle komünizm yıllarında Kafkas halklarına en zalim insanın bile yapmayacağı türlü işkence ve eziyetlerle bir Soykırım politikası uygulamışlardır. Toplama kamplarında aç bırakılıp ölenler, Sibirya Buzul Çöl’ünde sürgünde ölenler, daha küçükken ailesinden kopartılıp yatılı Rus devlet okullarında asimile olan çocuklar, tecavüz edilen kadınlar, tarihe Kafkas Soykırımı olarak kazılmıştır.
Yapılan bu katliamlar karşısında dünya kamuoyu âdetini bozmayarak sesiz kalmıştır. Uzun yıllar direnişin belini büken Sistematik Soykırım Stalin’in ne gaddar bir lider olduğunu ispatlamıştır. Bugün Batı tarafından dile getirilen “Ermeni Soykırım” ında bir buçuk milyon, Kafkas harekâtında ise Milyonlarca insan sürülmüş, asimile olmuş ve öldürülmüştür. Ermeni Soykırımı deyince yerleri oynatan Batı’nın, çirkef yüzünü göstermektedir bu durum.
Komünizmin iktidarda olduğu süre boyunca yani SSCB döneminde yer yer ezme ve imha politikaları devam etmiştir. 1990’ların başında SSCB’nin çözülme ve çökme dönemine girerken birçok SSCB Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan etmiş ve birlikten kopmuştur. Komünizm çökmüş ve halklar artık özgürdür, fakat Çeçenler ve diğer Kafkas halkları hariç. Çeçenistan, Bağımsızlığını Cevher Dudayev liderliğinde ilan etmesiyle beraber, Rus birlikleri Çeçenistan’a girip taş üstünde taş bırakmamıştır.
Halktan önüne geleni kurşuna dizip, tank paletleri altında hunlarca katletmişlerdir. Nihayet 1996 yılında Şamil Basayev komutasındaki Mücahid birlikleri Grozni Baskını ile 100 milyonluk Rus kuvvetlerini dize getirip bağımsız Çeçenistan İslam Cumhruyetini kurmuştur. Bundan sonra Kafkasya’ya apaydınlık bir güneş doğmuştur artık, Çeçenler katledilmeyecek, çocuklar asimile olmayacak, halklar sürgün edilmeyecektir..
“Biz bir vadiden Allah-u Ekber deriz, diğer vadiden o ses özgürlük diye çıkar”
Çeçenistan’da doğan güneş asırlardır karanlıkta kalan diğer Kafkas halklarını da harekete geçirmiştir. 2000 yılında Dağıstan’da bağımsızlığını kazanmak için harekete geçmiş, bu olayla birlikte Çeçenya’daki güneşin diğer yerleri de harekete geçireceğinden korkan Ruslar Ekim ayında tekrar Çeçenistan’a girip, huylarından vazgeçmeyerek; bombalanmamış yer, kurşunlanmamış ev nerdeyse öldürülmeyen sivil bırakmamıştır. 2000 yılından itibaren Rusya siviller üzerinde kırımlarına devam etmiştir. Özellikle bir panzerin arkasında sürüklenen Çeçen sivilin görüntüsü ve toplu mezara gömülüşü hafızalara kazılmıştır. Ve zamanın Başbakanı ve daha sonra devlet başkanlığı yapacak olan ve şimdide hala başbakan olan Vlamidir Putin’in şu sözü aklılardaki tazeliğini korumaktadır.
“Çeçenlere hak ettikleri cezayı veriyoruz”
Hapishanelere doldurulup işkenceye alınan siviller, öldürülmeye başlanmış, genç kızların ve kadınların namusları kirletilmiştir. Ölü Çeçenleri köpeklere parçalatmışlardır Ruslar ve bunu da “Terörü engellemek” adına yapmışlardır. Dünya kamuoyu ise cılız sesler dışında yine geleneğini bozmayıp suskun kalmaya devam etmiştir.
Rusların yaptığı zulüm ve katliamlar bugün de devam etmektedir. Ruslar adeta katliamı devlet politikası olarak Kafkas Halkları üzerinde uygulamaktadır. Geçtiğimiz günlerde yine Çeçen sivillere yapılan katliam haberi ajanslarına düşmüştür. Rusya olayı örtbas etmeye çalışsa da bu yargısız infazlar asırlardır yapılan katliamları da akla getirmiştir. Ruslar yükselen direniş karşısında bunu hep yapmaktadır ve yapacaktır da. Ta ki Kafkasya’daki halklar Rus emperyalizmini kovup, Kafkas dağlarına gömünceye dek.
Çeçenistan’da Yapılan Katliamlar Arasında İlk Akla Gelenler:
*Çeçenistan'ın nüfusunun 500 bin'e düştüğü
*Rusların acıma duygularının olmadığı
*16 günlük çocuğa tecavüz ettiklerini

*Yasak olan NAPALM bombasını kullandıklarını
*Ölü Çeçen cesetlerini köpeklere yedirdikleri
*Bir kadını ayaklarından tanklara bağlayıp paramparça ettiklerini
*Toplu katliamların olduğunu
*Apartmanların içi doluyken bombalandığı
*1 günde 200bin kişiyi öldürdüğü
*Rusların Çeçenlere saldırmadan 2 ay önce Çeçenistan'dan Yahudilerin çıkartıldığını
*Çeçenistan'dan Rus ailelerinin çıkartılıp geri kalan Rus ailelerinin de toplama kamplarına kapatılıp işkenceyle öldürüldüğünü sıralayabiliriz.