"Tarihsel veriler, ABD'nin uluslararası gelişmelere müdahil olması ile ABD'ye yönelik terörist saldırılardaki artış arasında güçlü bir bağlantı bulunduğunu göstermektedir." (ABD Savunma Bakanlığı , Savunma Bilim Kurulu Ekim 1997 Yaz Çalışması, Son Rapor Cilt 1.)
Ne yazık ki Savunma Bakanlığı çalışanları kendi müdahelelerini terörist saldırı görmezken ülkelerine yapılan saldırıları terörist saldırı olarak isimlendirmektedir. 1997 yılındaki bu gerçekler 2010 yılındada Afganistan ve Irak'ta gözlerimizin önünde yeniden geliyor. ABD, Afgan ve Iraklı çocukları öldürüyor, kadınlara tecavüz edip kocalarını katlediyor. Bunların karşılığında ise kendi askerlerine yapılan herhangi bir saldırıda ise hemen terörist saldırıya uğradık dünya bize yardım etsin diye feryad ediyorlar. Dünyanın ve özellikle Müslümanların görmesi ve haykırması gereken gerçek işte bu noktada saklı ve gün yüzüne çıkartılmayı bekliyor.
Eski ABD başkanlarından Jim Carter, Beyaz Saray'dan ayrıldıktan yıllar sonra, duygularını ifade ederken belirsizliğe yer bırakmıyor, bırakamıyordu:
"Deniz Piyadelerini Lübnan'a gönderdik. Lünbnan'a, Suriye'ye ya da Ürdün'e girmek, ne kadar çok insanın Amerika Birleşik Devletleri'nden nefret ettiğine birinci elden tanıklık etmek için yeterlidir; çünkü, tamamen masum köylüleri, Beyrut civarındaki köylerde yaşayan kadınları, çocukları, çiftçileri ve ev kadınlarını bombaladık, kurşun yağmuruna tuttuk ve acımasızca öldürdük... Bunun sonucunda, derinden öfkeli o insanların gözünde bizler bir tür şeytan olduk. İnsanlarımızın rehine olarak alınmasına sebep olan ve hepsi tamamen haksız ve kriminal nitelikli olan bu terörist saldırıları hızlandıran şey budur." (New York Times, 26 Mart1989, s.16)
1993 yılında Dünya Ticaret Merkezi'ni bombalamaktan (İkiz kulelere ilk saldırı kast ediliyor) sorumlu kişiler New York Times'a bir mektup gönderdiler. Bu mektubun bir bölümünde şunlar söyleniyordu: "Söz konusu binada meydana gelen patlamadaki sorumluluğumuzu ilan ediyoruz.Bu eylem Amerika'nın terörist devlet İsrail'e ve bölgedeki diktatörlükle yönetilen diğer ülkelere verdiği siyasi, ekonomik ve askeri desteğe bir karşılık olarak yapılmıştır." (Jm Dwyer, vd., Two Seconds Under the World (Dünyanın Altındaki İki Saniye), New York, 1994) s.196
New York, Washington ve Pennsylvania'daki uçak saldırılarından sonra ABD ölen 3 bin vatandaşının intikamını, Afganistan'a yüz gün boyunca, gece gündüz bomba yağdırarak ve 4 bin'in üzerinde masum ve savunmasız sivili öldürerek aldı. ABD Hükümeti dünyaya Afganistan'da öldürülenlerin ABD'ye karşı terörist bir eylemde bulunduklarına dair hiç bir kanıt sunmadı. Üstelik, hiç kuşku yok ki bu bombalama bütün İslam Dünyasında, bir sonraki direniş kuşağa Cihad'a katılma çağrısında bulunan bir poster işlevi gördü.
Şimdi Amerikalılar kendilerini daha güvende hissedebilirler mi?
İLGİLİ HABER BAŞLIKLARI:
Başkanın acı itirafı ve ABD'ye saldırılar
SÜTUNHABER - Kaynak gösterilerek izinsiz yayınlanabilir