İnsan haklarının yer bir olduğu coğrafyadır Afganistan.2001 İşgalinden bu yana katledilen yüz binlerce sivillin yeridir Afganistan. Ve Afganistan’da 2001 yılından bu yana İşgal Kuvvetlerinin yaptığı katliamlar büyük bir ölçüde örtbas edilmektedir. İnsansız hava uçaklarını bombaladığı sivil yerleşim birimleri, keyfi tutuklamalar, hapishanelerdeki işgenceli ölümler, sokak ortasındaki yargısız infazlar, halkı direnişten ve dirilişten uzaklaştırmanın bir çabasıdır.Afganlıları en çok yaralayan ise kendi topraklarından çıkan ve aynı dili konuşan insanların ufak bir menfaat karşılığında kendilerine ve benliklerine ihanet etmeleridir.
Dünya’nın suskun kalması bile bu kadar yaralamamıştır Afganlıları.Afganistan’daki İnsan hakları ihlallerini tek tek saymaya kalkarsak, kalın bir kitap çıkar.Sadece Batı halklarına geçerli olan bir delegasyondur, İnsan hakları bildirgesi. Afganistan’da,Irak’ta,Filistin’de,Çeçenistan’da,Somali’de,Urumçi’de,Patani’de ve birçok İslam Beldesi’nde geçerliliği yoktur.Onca insan hakları ihlalinin yaşandığı Afganistan’da bir olay nihayet küçük de olsa dünya gündemine gelmiştir.
Afghanpaper Gazetesi’nde çıkan bir habere göre, Host şehrinde görev yapan bir Afgan polisi; Host’a bağlı Ali Şir kasabasında Batılıların sivil iki Afgan vatandaşı hapsederek, insanlık dışı yöntemlerle öldürdüğünü açıklamıştır. Afganistan’ın Doğu bölgesinden sorumlu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Dr. Refihullah, “Bu olay vahşice ve onur kırıcıdır” açıklamasını yapmıştır. New York Times’da yayınlanan bir haberde ise ABD’nin Afganistan’daki Bagram Cezaevi şartlarının, Küba’daki Guantanamo Cezaevi’nin aynısı olmaya başladığı bildirilmiştir.
New York Times Gazetesi verdiği bir haberde, Amerikan ordusunun açtığı bir ceza soruşturması sonucu hazırlanan 2 bin sayfalık rapora göre, eğitimsiz ABD askerlerinin Afganistan’daki hapishanelerde sürekli kötü muamele yaptığını ileri sürmüştü. BM Afganistan’daki Sözcüsü Richard Proyencher, “Bu kötü muamele kesinlikle kabul edilemez, bu uluslararası topluluğun sahip olduğu her şeye hakarettir” demiştir.
Yine New York Times gazetesinin bir diğer haberine göre; ABD’nin Afganistan’daki Bagram Cezaevi şartlarının, Küba’daki Guantanamo Cezaevi’nin aynısı olmaya başladığını bildirmiştir. Nato’nun 2001 İşgalinden sonra başlamış ve 2010’a geldiğimiz şu günlerde Afganistan’da insan hakları ihlalleri konusunda bir ilerleme kaydetmeği görünmektedir. Afganistan’ın Bagram şehrinde bulunan askeri üs’te tutuklu olarak bulunanlara Guantanaamo ve Ebu Garip’te yaşananlara benzer işkenceler uygulanmaktadır. New York’taki İnsan Hakları Merkezi, CIA’in gizli hapishanelerinde işkence yapıldığı iddialarına yenilerini ekledi. ABD söz konusu iddiaları reddetmektedir. Bagram şehrindeki ABD hapishanesini; Uluslararası İnsan Hakları Uzmanları ve Amerikalı savcılar denetleyemiyor. Yani bu hapishaneler tamamen hukuki denetim dışında kalıyor.
Afghanpaper Gazetesi’nde çıkan bir habere göre, Host şehrinde görev yapan bir Afgan polis ismini vermeden yaptığı açıklamada; bu şehre bağlı Ali Şir kasabasında Batılıların iki sivil Afgan vatandaşın hapsedilerek, insanlık dışı yöntemlerle öldürüldüğü iddia edilmiştir.
Afganistan’ın Doğu bölgesinden sorumlu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Dr. Refihullah ile birlikte çok sayıda gazeteci de sözü geçen olay yerinde incelemelerde bulunmuştur. İncelemenin ardından Refihullah: ” Bu olay vahşice ve onur kırıcıdır.” açıklamasını yapmıştır.
Son açıklamadan üzerinden yola çıkıldığında, Afganistan’ın farklı illerinde ABD’nin hapishanelerinin bulunması ve sözü geçen hapishanelerde insan hakları ihlallerinin sıkça yaşandığı sonucu çıkarılmaktadır. New York’ta faaliyet gösteren İnsan Hakları Merkezi, 2001 yılından bu yana ABD’nin, Afganistan’da insan haklarını sistematik biçimde ihlal etmesine rağmen, maalesef şu ana kadar herhangi bir ciddi karar alarak bu ihlallere engel olamaması da akıllarda bazı soru işaretlerinin oluşmasına yol açmıştır. Acaba insan haklarına saygı denildiği zaman; sadece Batı dünyası mı yoksa bütün insanlık mı kapsama alanı içindedir ?
SÜTUNHABER / Haber Merkezi