Bu UFO’ları insanlarda yapamaz mı?
Yapabilirler ve hatta yapılanlar da oldu ama onlar UFO yani Tanımlanamayan Uçan Cisimler kategorisinden çıktılar çünkü artık onları tanımlayabiliyoruz. Nasıl uçak ve uydu teknolojisi hızla gelişmekte ise aynı hızla video ve fotoğraf kayıt teknolojisi de gelişti bundan 10 yıl önce üzerimizden geçen uydulardan biri fotoğraflansa direkt olarak UFO kategorisine girerdi çünkü elimizde ki fotoğraf makineleri ve video kameralarla onun bir uydu olabileceğini açıklayacak netlikte görüntüler çekilemiyordu ama şimdi öyle değil şimdi cep telefonlarında bile 10 mp’lik kameralar mevcut ve gökyüzünde uçan cismin bir uydumu yoksa uçak mı olduğunu anlayabiliyoruz.

Sahte bir UFO fotoğrafı
Gelişen teknoloji ile uçak ve helikopter teknolojide gelişti 25 yıl önce ki bir uçakla bugün yapılan uçaklar arasındaki tek bağ ikisinin de uçak olması ama teknolojik bakımdan birbirleriyle çok farklılar bu açıdan baktığımızda geçmiş yıllarda bazı uçakların UFO olarak algılanmış olmaları olasılığı var mı dersek var deriz ama bu geçmişte UFO’ların olmadığı anlamına da gelmez o zamanlar çekilmiş pek çok görüntüde bırakın o yılların teknolojisini bugünün teknolojisinin bile çok üstünde bir teknoloji sergileyen araçlar mevcut.
Almanların yaptığı bir önünde pervanesi ile "UFO uçak"
Bizim yaptığımız bütün uçakların kanatları var helikopterlerin tavanda pervanesi var ve hiç biri gözlemlenen hareketleri yapmıyor en gelişmiş aerodinamik savaş uçaklarımızı bile gölgede bırakacak hareketler sergileyen UFO’lar defalarca görüntüye alındı.
Bu eski görüntülerde ki cisimlerin insan yapımı uçaklar olduğunu var sayacak olsak şuan ki uçak teknolojimizin gerçektende müthiş bir düzeye ulaşmış olası gerekiyordu ama öyle bir durum yok biz hala kanatları olan uçaklarla uçuyoruz madem “uçan daire”ler o yıllarda yapılıyordu şimdi neden yapılamıyor çünkü o görüntülerdeki cisimler insan yapımı “uçan daire”ler değil UFO.
Ayrıca insanların yaptıkları sahte görüntülerde mevcut onların sayısı da hiçte yadsınamayacak kadar çok üstelik.
İnsanlar neden sahte görüntüler yapıyor?
Eskiden bunun amacı meşhur olmaktı çünkü her insanın elinde video kamera yada fotoğraf makinesi yoktu şimdilerde ise yine meşhur olmak isteyenlerle birlikte UFO’ların var olmadığını ispat etmek için bilimsel yollara başvurmak yerine sahte görüntüleri önce ortaya atıyorlar görüntü yayılınca bu görüntü sahte diyip UFO’lara inan insanları karalamaya yönelik kampanyalar başlatıyorlar.
Birde UFO’lara inan insanlara değinelim. Bazen haberlerde filan görüyoruz bazı acayip tarikatlar ortaya çıkıyor garip açıklamalarda bulunuyor bu konuda ne diyeceksiniz?
Evet maalesef böyle sapkın insanlarda mevcut ama bunların çok büyük bir kitlesi Amerika ve Avrupa kaynaklı ama hiç birinin gerçekçiliği mevcut değil UFO’lar veya onların içerisindeki canlılar ne Tanrı nede Tanrı mesajı getiren elçiler onlarda bizim gibi Tanrı’nın yarattığı canlılar sadece onlar bizim yapamadığımız bir şeyi yapıyorlar gezegenler arası seyahat edebiliyorlar buda teknoloji demek yani onların sadece teknolojisi çok gelişmiş başka bir uygarlık olduğu gerçeği ile bakmak gerek ve bu uzaylı UFO dinsel akımlarından uzak durmak gerek çünkü bunlar tamamen bilimsellikten uzak sapkın oluşumlardır.
Peki, uzaylıların bir dini var mı?
Eminim vardır ama bu konuyu net olarak cevaplayacak bilgiye sahip değilim.
Ekin çemberleri konusuna gelirsek bu şekillerin amacı ne?
Ekin çemberlerinin tarihi 1670 yılına kadar gitse de kayıtlara geçen ilk vakalar İngiltere’de 1966 yılında meydana gelmiştir ve her yıl dünyanın pek çok yerinde bu ekin çemberlerine rastlanmaktadır.
Ekin çemberleri konusunda da yine insanlar ihtilafa düşmektedirler bazı insanlar bu şekilleri dünya dışı varlıkların yaptığını iddia ederken bazıları bunların insanlar tarafından yapıldığını söylemektedirler ve iki tarafta doğruyu söylüyor çünkü dünya dışı varlıkların yaptığı şekillerde mevcut insanların yaptıkları da ve ikisini birbirinden ayırmak çok kolay.
Dünya dışı varlıkların yaptığı ekin çemberlerinin özelliği çok büyük bir çoğunluğunun radyasyon içermesi bitkiler insanların yaptıkları gibi kırılmıyor bükülüyor 1991 yılında İngiliz Hava Kuvvetleri’nden mühendis Thomas Ray Dutton bu çemberlerin spiral biçimli ışın yolu ile yapılmış olabileceğini öne sürdü.
Ekin çemberleri üzerinde ki ilk kimyasal analiz İngiliz araştırmacılar Kenneth ve Rosemary Spelman tarafından yapıldı ve analizler oldukça etkileyici sonuçlar verdi: “Çemberin farklı bölümlerinden aldığımız örnekler üzerinde yaptığımız analizler sonucu, çemberin içinden alınan bitki örneklerinin, tarlanın diğer bölümlerinden alınan bitki örnekleriyle karşılaştırıldığında, çok büyük değişimlere uğramış olduğunu gördük. Bitki gövdelerinin iç yapıları birbirinden tamamen farklıydı. Çemberin içinden alınan bitki örneği belirgin ve düzenli bir yapıya sahipti; bu da çemberin yoğun bir enerjiye maruz kaldığını gösteriyordu. Buna karşın, çemberin dışından alınan bitki örneği çok daha düzensiz bir paterne sahipti ve aynı şekilde titiz bir yapılanma göstermiyordu.”
Bitki ve tohumlardaki biyo-elektrokimyasal enerjilerin analizi konusunda uzman bio-fizikçi Profesör W.C. Levengood, 1994 yılında yayımlanan bilimsel makalesinde ekin çemberleri ile ilgili bulgularını ilk kez açıklamış ve oluşumların içinde yer alan mısır türü bitkilerin gövdelerindeki yumrulara dikkat çekmiştir. Bu yumrular bir tür bağ görevi yapmakta ve bitkilerin yatay bir duruma getirildikten sonra yukarı doğru kıvrılmasına imkan tanımaktadır. Ekin çemberlerinden ve çemberlerin dışındaki alanlardan alınan bitki örnekleri inceleyen Levengood, ekin çemberlerindeki bitkilerin gerçekten de genetik bir değişime uğradıkları sonucuna varmıştır. Levengood, bu genetik değişimlere iyonlaşmış mikrodalga radyasyonun neden olduğunu söylemiş ve bu radyasyonun gama ışınları, elektron ve proton ışınları yoluyla oluşmuş olabileceğini bildirmiştir.
Bazı insanlar bunların dünya dışı varlıkların haberleşme yöntemi olabileceğini iddia ediyor ama bence bu şekiller haberleşmek için değil bunların daha çok kültürel olarak iz bırakma olduğunu düşünüyorum bizlere yâda kendi türlerine bir mesaj içerdiğini düşünmüyorum.
Nasıl yapıyorlar?
Ekin çemberlerini insanlar tahta ve iplerle yapabiliyor ama bu uzun zaman gerektirdiği gibi ekinlere de zarar veriyor ama dünya dışı varlıkların yaptığı tespit edilen çemberler birkaç dakika gibi çok kısa bir sürede ortaya çıkıyor. Hollandalı fizikçi Eltjo H. Haselhoff, “Ekin Çemberleri’nin artan karmaşıklığı” adlı kitabında, elektromanyetik bir karakteristiğe sahip olan küçük radyasyon kaynaklarının, yani ışık toplarının, ekin çemberlerinin oluşumunda doğrudan rol oynadığını söylemektedir.
Şehrimize ilişkin bir soru sormak istiyorum, Peki Adana’da hiç UFO vakası oldu mu?
- Evet, Adana’da birkaç tane UFO ihbarı aldık bunlardan bazıları basına yansıdı arada gerçek olmayan ihbarlarda aldık ama o olaylarda açıklığa kavuşturularak olayın yanlış mevkilere çekilmesine engel olduk.
2.1.1982-3.1.1982, Aksaray ve Adana: Akşam saat 19.05 sıralarında, Kurtuluş ve Dağılgan mahallelerinin üzerinden geçen parlak cisim, yine Tümesan üzerinden ilerleyerek orada bir süre asılı kaldı ve 20.05 civarında hızla Konya’ya doğru uçarak gözden kayboldu.
Kurtuluş mahallesinde oturan Zekeriya Baş ve eşi, cismin geçişi sırasında TV ekranlarının önce beyazladığını ve sonra da görüntünün kaybolduğunu söylediler. Gizemli objenin, 2 gece önce de ilçeye 15 km. uzaklıktaki Tokariş köyü üzerinde görüldüğü bildirildi. Köylüler, geceleyin ortalığın birden aydınlandığını ve cismin geçişi sırasında TV ve radyoların arıza yaptığını ifade ettiler. Aksaraylılar yumurta biçimindeki cismin parlak bir yıldızdan en az 10 kat daha büyük olduğunu söylediler.
Adanalı Akil Şendağ ise, 1 Ocak akşamı Adana Havalimanı çevresinde gördüğü parlak gök cismiyle ilgili olarak şunları söylemekteydi: “Saat 18.30 civarında havalimanının üzerinde büyük bir objenin parladığını gördük. Basık bir tabak biçimindeki obje, sarı ve yeşil ışıklar saçıyordu. Bir an için Emek Sitesi binalarına çarpacakmış gibi oldu, ama çarpmadı. Bir süre havada asılı kaldıktan sonra büyük bir hızla gözden kayboldu.”
14 Ocak 1983: Yaklaşık bir yıl kadar öncesinden başlayarak, Türkiye üzerinde görülen bilinmeyen uçan cisimler artan bir tempo içerisinde tekrar ortaya çıktılar. Önceki gece Adana üzerinde ne olduğu bilinmeyen bir uçan cisim izlendi. Uçan cisim saat 19.00 sularında İskenderun körfezi, Yumurtalık üzerinden geldi. Yüzlerce vatandaşın meraklı bakışları altında havada asılmış gibi on dakika kadar duran parlak ışıklı uçan cismin etrafında bir de jet uçağının dolaştığı görüldü. Uçağın uzaklaşmasından sonra cisim 36. enlem boyunca güneye doğru uzaklaştı ve Akdeniz üzerinde gözden kayboldu.
Sovyetler Birliğinin (Rusya) kontrolden çıkan Cosmos-1402 adli uydusunun dünyaya düşmesi beklenirken, Adana semalarında gök cisminin yeniden görülmesi heyecan yarattı. Hürriyet haber ajansı muhabirleri de cismi üç dakika kadar izledi. Foto muhabirleri cismi, gecenin zifiri karanlığına rağmen fotoğraflarken, muhabirlerde ışık topunu merakla izleyenlerle konuştu.
Rengarenk ışıklar saçan gök cismini izleyenlerden Nejat Özsayın, Cengiz Özsayın, Abdullah Tuncer, Sinan Arasan, Bahri Deryalar, Burhan Samur, Yusuf Uğur, levent Özşahin, ve M. Ali Kantoğlu; "Gökte asılı ışık topunu gören birbirine haber verdi. Bazı arkadaşlar bu cismi sovyetlerin uydusu sandı. Bir ara üstümüze düşecek diye korktuk. Cisim çevresinde uçak dolaştıktan sonra gitti. Oldukça heyecanlandık." dediler.
ADANA POLİSİ UFO AVINA ÇIKTI
13 Haziran 2001
DHA - ADANA - Uşak'ta köylülerin taşladığı 'uzaylı', Gaziantep'te polis kameralarının kaydettiği parlak ışık, Adıyaman Valiliği'nin İçişleri Bakanlığı'na resmi raporla bildirdiği ışık saçan gök cisimlerinden sonra, önceki gece Adana'da polis 'UFO avı'na çıktı.
Güzelyalı mahallesinden bir kadının "Bir gök cismi mahallenin üzerinden geçti" ihbarı üzerine polis UFO alarmı verdi. Daha sonra kentin batısından bir başka kişinin de benzer bir cisim gördüğünü söylemesi heyecanı artırdı. Polis telsizlerinden anonslar yapıldı. Bazı ekipler gökyüzünü izlemeye alırken, diğerleri de mahalle mahalle gezerek uzaylı aradı. Kentin batı yönünde görülen parlak bir ışık kısa süre sonra kaybolurken, İncirlik semalarındaki parlak cisim iki saat boyunca gözlenebildi.
VALİ YARDIMCISI ADANA'DA "UFO" GÖRÜNTÜLEDİ
31 Mart 2004
Adana'da, dün akşam saatlerinde gökyüzünde beliren ve çok hızlı hareket eden ışıklı bir cisim, izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı.
EROL ŞENNUR ADANA - Şehir merkezi üzerinde yaklaşık 50 dakika daireler çizerek tur atan ve UFO olduğu iddia edilen cismi, Adana Vali Yardımcısı Caner Yıldız görüntüledi. İstanbul'dan gelen Sirius UFO Derneği yöneticileri görüntüleri incelemeye aldı.
Oturduğu Gazipaşa Mahallesi'ndeki evinde akşam saat 21.00 sıralarında televizyon seyreden Vali Yardımcısı Caner Yıldız, eşinin uyarısı üzerine baktığı gökyüzünde, bir ışık topu gibi hareket eden cisimle karşılaştı. Kısa süren şaşkınlığını atlattıktan sonra hemen kamerasına sarılan Yıldız, gökyüzünde daireler çizen cismi uzun süre kamerasına kaydetti. Çok hızlı hareket edebilen ve çok çabuk büyüyüp küçülebilen cisim, yaklaşık 50 dakika Adana semalarında tur attı. Adana'nın Kuzey Batısı'nda görülen cismi, iki renkten oluşan, petekli ve dikenli yapıda bir ateş topuna benzeten Vali Yardımcısı Yıldız, "Ben UFO'ya inanmazdım. Ama bu galiba UFO" diye konuştu.
Caner Yıldız, elindeki görüntüleri incelenmesi için UFO merkezi elemanları ile Çukurova Üniversitesi'nden uzmanlara da bilgi verdi. Bilim adamlarının eldeki ilginç görüntüleri inceleyecekleri bildirildi.
Bu arada Vali Yardımcısı Caner Yıldız'ın çektiği görüntüleri makam odasında seyreden Sirius UFO Derneği yöneticilerinden Lerzan Berkant, görüntüdeki cismin uçan daire olduğunu doğruladı. UFO müzesinde sergilemek için görüntülerin bir kopyasını isteyen Lerzan Berkant'a Vali Yardımcısı " Şimdilik vermek istemiyorum. Biraz heyecan yaşayalım" diye konuştu.
CEYHAN'DA UFO HEYECANI!
26 Haziran 2008 Perşembe
Yerel televizyonda kameramanlık yapan Ceyhun Özer, kamerasıyla UFO görüntülediğini ileri sürdü.
Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde yerel bir televizyon kanalında kameramanlık yapan 26 yaşındaki Ceyhun Özer, kamerasıyla UFO görüntülediğini ileri sürdü.
Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye ile Almanya arasında oynanan yarı final karşılaşması ardından Mithatpaşa Mahallesi'ndeki evinin balkonuna çıktığını söyleyen kameraman Ceyhun Özer, gökyüzünde yanıp sönen cismi fark edince kamerası ile kaydetmeye başladığını anlattı. Özer, yaklaşık yarım saat gökyüzünde görülen cismin hızla sağ ve sola hareket ettiğini, turuncu, kırmızı, yeşil ve sarı renkte ışık yaydığını ileri sürdü.
Sağa sola zikzaklar çizerek yer değiştiren cismin UFO olduğunu ileri süren Ceyhun Özer, “Cisim, renkten renge girip çok hızlı yer değiştiriyordu. Bazen üçgen bazen kare şekle giriyor, zikzaklar çiziyordu. Yaklaşık yarım saat gökyüzünde kaldıktan sonra aniden gözden kayboldu. Göz yanılması, lazer gibi ışıkların yarattığı bir yansıma olarak düşündüm ama değildi” dedi.
Özer, bu cismi çevresindekilerin de izlediğini söylerken, olay kulaktan kulağa duyulunca Ceyhan'da UFO heyecanı yaşandı.
UFO'LAR ADANA'DA GÖSTERİ YAPTI!
14 Haziran 2008 Cumartesi
ADANA'da oturan 44 yaşındaki Metin Koz, kent semalarında UFO (Tanımlanamayan Uçan Cisim) çektiğini öne sürdü. Üstelik Adanalılar tam 8 tane UFO gördüklerini söylüyor. 
Milliyet Gazetesi'nin haberine göre; Yenibaraj Mahallesi sakinleri, 8 Haziran'da saat 23.00 sıralarında havada seri hareketlerde dolaşan ışıklı cisim görünce heyecanlandı.
Yıldızdan parlak, çok seri hareket eden ve sürekli renk değiştiren cisim, emekli ilaç mümessili Metin Koz tarafından kamera ile görüntülendi.
Bu cismin ‘UFO' olduğunu öne süren Koz, “Avrupa kupası maçlarını izliyordum, komşularım telefonla arayıp, havada hareketli bir cismin dolaştığını söyledi. Uyarı üzerine kameramı alıp dama çıktım. Gerçekten de komşularımızın tarif ettiği yönde, çok seri şekilde hareket eden, ışık saçan bir cisim vardı. Bazen sabit duruyor, bazen de sağa- sola zikzaklar çiziyordu. Işığın rengi de turuncu, kırmızı, yeşil ve koyu sarı olarak sürekli değişiyordu” dedi.
HAVADA 8 UFO
Bugüne kadar uzaylı tartışmaları, UFO söylentilerini çok duyduğunu, ancak inanmadığını anlatan Koz, “Ben çekim yapmadan önce, 7 tane geçtiğini söylediler. Komşularımızın söylediğine göre benim çektiğim 8'incisinin görüntüsü oluyor. Bugüne kadar uzaylı ve UFO iddialarına da inanmıyordum ama, görüntüleri çektikten sonra uzaylıların varlığını kabul etmek zorunda kaldım” diye konuştu.
UFO’lar ne zaman ortaya çıkacaklar?
Bunu tam olarak bilmiyoruz ama artık gözlemler çoğaldı insanlar artık dünya dışı bir hayata yabancı değil eminim dünya dışı yaşamı karşılayacak seviyeye ulaştığımızda onlarla karşılaşacağız kimileri bu tarihin 24 Aralık 2012 yılı olduğunu söylüyor ama 2012 yılında öyle felaket filmlerinde ki gibi sahneler yaşayacağımızı düşünmüyorum aynı şey 1 Ocak 2000 yılı içinde söylenmişti bir şey olmayınca 5 gezegenin aynı hizaya geldiği 5 Mayıs 2000 yılını öne çektiler onda da bir şey olmadı şimdi gözde konu 24 Aralık 2012 ben o tarihte de çok büyük şeyler olacağını düşünmüyorum.
Maya Takvimi’de esrarını koruyan bir konu galiba bu konuda da biraz bilgi verir misiniz?
Mayaların astronomik bilgilerinin en iyi ispatıdır bu takvim. İnce ve kusursuz hesaplara dayanan bu takvim sayesinde Venüs gezegenindeki bir yıllık süreyi ve Dünyamızdaki yıl için vardıkları gün sayısı ise 365,2420 idi. Bu gün kabul edilen gün sayısı 365,2422’dir. Maya astronomlarının bir çalışması da Ay takvimini çıkarmış olmalarıydı.
Takvimi büyütmek için tıklayın
Dünyayı ve Venüs gezegenini ilgilendiren esrarengiz bir takvimdir bu. İnce ve eksiksiz hesaplara dayanan bu takvim sayesinde Maya bilim adamları, Venüs’teki yıl süresini 584 gün olarak hesaplamıştır, bununla da yetinmeyip Ay’ın takvimini de çıkarmışlardır. Gerçekten de kusursuz… Mayalar aynı zamanda “0”(sıfır)’ı ilk keşfedip kullananlardır.
Mayalar zamanı 7200 günlükten başlayıp 64 milyon yıla kadar ulaşan devrelere ayırmışlardı.
Uranüs 1781 yılında Neptün ise 1846 yılında bulunuş olmasına rağmen Mayalılar bu iki gezegeni bizlerden çok önce bulmuşlar ve bu iki gezegeni ölçen bir takvim dahi kullanmışlardır.
Son olarak Kutsal Kitaplarda uzayda ki bir hayattan bahsediliyor mu?
Evet Kur’an, İncil ve Tevrat’ta da uzaydaki bir hayattan bahsediliyor. Mesela İncil’in saklanan bölümlerinden olan İdris Peygamber Kitabında uzay ve uzay yolculuğu hakkında ilginç bilgiler mevcut “Ve beni yıldızların yöneticilerinin önüne çıkardılar… Bunların koydukları kanunlar yıldızların gelişiminin öğretimini içeriyordu.” 72. - 82. bölümlerde güneş ve ayın yörüngeleri, yıldızlar ve gökyüzünün işlevleri hakkında şaşırtıcı derecede doğru ayrıntılar verilmektedir.


Kur’an’da ki bazı ayetlerde uzayda hayatın olabileceğine dair deliller sunmaktadır.
Bu ayetleri şöyle sıralayabiliriz:
Gökleri, yeryüzünü ve bunlar içinde üretip yaydığı canlıları yaratması da Onun varlığının ve yüceliğinin delillerindendir.” (Şûra Suresi, 42/29)
Göklerde ve yeryüzünde olan canlılar ve melekler, onlar hepsi de büyüklük göstermeden Allah’a secde ederler.” (Nahl Suresi, 16/49)
“ Görmedin mi ; göklerde olan herkes ve her şey ve yeryüzünde bulunan herkes ve her şey ; güneş, ay, yıldızlar , dağlar, bitkiler , hayvanlar ve pek çok insan gerçekten Allah’a secde ediyorlar . İnsanlardan çoğu da vardır ki onlara azap hak olmuştur ..” ( Hacc, 22/18 )

"Göklerde ve yeryüzünde bulunanlarla, kanatlarını açıp çırparak uçan kuşların hep Allah’ı tesbih ettiklerini görmez misin? Onların hepsi kendi dua ve tesbihini bilmektedir. Allah da hepsinin yaptıklarını bilir.”" ( Nur, 24/41 )
“ Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa hepsi Ona aittir. Onun yanında bulunanlar ise Ona ibadetten büyüklük taslayıp geri durmazlar ve yorulmazlar da.” ( Enbiya, 21/19 )
“ Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa onlar da gölgeleri de sabah, akşam ister istemez Allah’a secde ederler” ( Ra’d, 13/15 )
“ Sura üfürüleceği gün, Allah’ın diledikleri müstesna, göklerde kimler var, yer yüzünde kimler varsa dehşetle korkarlar ve hepsi de boynu bükük ve zelil olarak Ona gelirler” ( Neml ,27/87 )
“ Göklerde ve yeryüzünde kimler varsa hepsi Ondan ister. O ( Allah ) her gün ( her an ) bir yaratma işindedir” ( Rahman, 55/29 )
“ Göklerde ve yeryüzünde olan canlılar ve melekler, onlar hepsi de büyüklük göstermeden Allah’a secde ederler” ( Nahl, 16/49 )
“ Gökleri, yeryüzünü ve bunlar içine üretip yaydığı canlıları yaratması da Onun ( varlığının ve yüceliğinin ) delillerindendir. O, dilediği zaman bunların hepsini bir araya toplamaya da güç yetirir.” ( Şura, 42/29 )
“Allah yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratmış olandır. Onun emri bütün bunlar arasında durmadan iner durur. Allah’ın bunları yaratıp emirler indirmesi Onun gerçekten her şeye gücü yettiğini ve bilgisiyle her şeyi kuşatmış olduğunu, bilmeniz içindir.” ( Talak, 65/12 )
Görüldüğü gibi Allah Kur’an’da pek çok yerde göklerde ki canlılardan ve onların hayatından bahsetmiştir.
Bize zaman ayırdığınız ve bu ilginç bilgileri bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Bu röportaj Sabri Kara tarafıdan adanahaber.com ve sutunhaber.com için yapılmıştır...