Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos, ülkenin borcunun azaltılması amacıyla özel sektör kreditörleri ile yürüttüğü ve PSI olarak bilinen tahvil takası planı görüşmeleri ve yeni yardım paketiyle ilgili anlaşmanın çarşamba gününe kadar tamamlanmaması durumunda ülkenin iflas edeceğini söyledi.
Hürriyet'in haberine göre, siyasi parti liderleri ve bakanlar kurulu ile yaptığı toplantıda ülkenin içinde bulunduğu kritik duruma dikkati çeken Papadimos, bu konuda son aşamaya gelindiğini belirterek, “PSI ve yeni yardım paketiyle ilgili anlaşma çarşambaya kadar tamamlanmazsa, Yunanistan’ın 20 Mart’ta gerçekleştirmesi gereken 14.5 milyar Euro’luk tahvil takasıyla ilgili ödemenin yapılması için yeterli zaman kalmayacak. Bu da, treni kaçırdığımız anlamına gelecek. Böyle bir gelişme Yunanistan’ın iflası olacaktır” dedi.
BAKANLAR ŞOK YAŞADI
Başbakanlık konutunda gerçekleştirilen toplantıda şok yaşayan bakanların kendi aralarında, “İşler son noktaya geldi. Zor, çok zor” ifadelerini tekrarladığı belirtildi. Diğer yandan, Almanya’nın devlet bütçesi kontrolünün Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılması önerisine tepki gösteren Başbakan Yardımcısı Evangelos Venizelos, kalkınma programının uygulanmasıyla ilgili sorumluğun ve isteğin sadece Yunanistan’a ait olduğunu söyledi. Yunan halkının Avrupa’daki kurumsal ortaklarından aldığı yardımın büyüklüğünün farkında olduğunu ve tarihi sorumluluğu çerçevesinde buna özverilerle karşılık vereceğini ifade eden Venizelos, “Kim ki, bir halkı ekonomik yardım ve milli haysiyet ikilemi içine sokarsa, temel tarihi öğretileri bilmiyor demektir” dedi. Önceki gün İngiliz Financial Times gazetesinde çıkan bir haberde, Alman hükümetinin, Euro Bölgesi’ne üye ülkelerin temsilcilerine verdiği bir dilekçeyle Yunanistan’ın mali kontrolü Euro Bölgesi maliye bakanları tarafından görevlendirilen bir komisere devretmesini istediği iddia edilmişti.
RUSYA'NIN YARDIMINI REDDETMİŞ
Bu arada, Yunanistan’da, eski başbakan Yorgo Papandreu’nun, ülkede mali krizin patlak verdiği 2010 yılında Rusya’nın 25 milyar Euro’luk kredi teklifini reddettiği bildirildi. Yunan medyasında çıkan haberlerde, Papandreu’nun 2010 yılında Rusya’yı ziyareti sırasında Devlet Başkanı Vladimir Putin’in düşük faizli ve uzun vadeli kredi teklifinde bulunduğu belirtildi. Ancak, Papandreu’nun bu teklife ilgi göstermemesi üzerine bundan vazgeçtiği vurgulandı. Elefteros Tipos gazetesi konuyla ilgili haber-yorumunda, “Papandreu, Putin ile baş başa bir odaya kapanmıştı. Yunanistan düşük faizli uzun vadeli 25 milyar Euro kredi alacaktı. Anlaşmanın gerçekleşmesi için, geriye sadece iki liderin birlikte bir aile fotoğrafı çekmesi kalmıştı. Ancak, anlaşma iptal edildi. Putin, karşısındakinin Yunanistan’ı yakan bu acil konuyla ilgileneceğine, kendisine yeşil kalkınmanın yararlarından ve rüzgar jeneratörlerinden söz etmesi üzerine, sinirlenerek görüşmeyi yarıda kesti” ifadelerine yer verdi.
Tahvil takası Kıbrıs sorunu kadar ciddi
ELLERİNDE Yunan devlet tahvilleri bulunduran özel bankaları temsil eden Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) ile Yunan hükümeti arasında aralık ayında sağlanacağı tahmin edilen PSI anlaşması, ocak sonuna gelinmesine rağmen, eskilerin yerini alacak ve değeri yüzde 50 düşük yeni tahvillerin faiz oranı ile ilgili anlaşmazlık yüzünden askıda bulunuyor. Yunan medyası PSI işleminin “Kıbrıs sorunu kadar ciddi olduğunu” yazdı. Yunanistan Başbakan Yardımcısı Evangelos Venizelos, “Adeta beş defa beyin kanaması geçirdim. İpler her an kopabilirdi” dedi.
RESTORASYONLAR YARIM PORSİYONA GEÇTİ
YUNANİSTAN’da yaklaşık 2 yıldır devam eden ekonomik kriz nedeniyle 368 bin işyerinin kapandığı açıklandı. 2010 yılında 195 bin 789 ve 2011 yılında da 172 bin 418 işyeri kapandı. 2009’da Yunanistan’daki toplam işyeri sayısı 1 milyon 572 idi. Yunanistan’daki ekonomik krizin en çom hissedildiği alanlardan biri yemek ve eğlence sektörü oldu. Cirolarının yüzde 40-50 düştüğünü gören bazı lokanta sahipleri “yarım porsiyon” uygulamasına başladı.
Davos, AB'den "krize çözüm" istedi
Avrupalı liderler, dünyanın dört bir yanındaki politika yapıcılar, bankacılar ve akademisyenlerin, "borç krizini sonlandırma" çağrılarıyla karşılaştı. Finans ve ekonomi dünyasının liderleri, bölgedeki politikacıların yeterli çabayı göstermediği eleştirilerinde bulundu.
Beş gün süren ve dün sonlanan Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında Euro Bölgesi liderlerinin üzerindeki kurtarma fonunun 1 trilyon doların üzerinde koruma kalkanı sağlayacak şekilde genişletilmesine ilişkin baskılar arttı. Avrupalı liderlere daha sıkı bütçe kuralları getirmeleri ve Yunanistan'ın borç krizinin "yönetilebilir" seviyeye çekilmesi yönünde de çağrılar yapıldı.
Aralarında ünlü milyarder George Soros ve ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner'ın da bulunduğu delegeler, Avrupa'nın borç krizini çözememesinin küresel ekonomik büyümeyi ve finansal piyasaları tehdit ederken, bölgenin daha fazla destek almasını da zorlaştıracağını savundu. Davos'taki çağrıların ne ölçüde etkili olduğu ve Avrupalı liderlerin krizi çözmeye ilişkin adımları bugün Brüksel'de düzenlenecek olan zirvede cevap bulabilir.
Kanada Merkez Bankası Başkanı Mark Carey, tüm dünyanın Avrupa'dan krizi çözmelerini istediğini vurguladı.
Ocak ayının sonlarına doğru faizlerdeki düşüş, verilerdeki direnç belirtileri ve kredi faizlerindeki gevşemenin etkisiyle, Avrupa'da bir miktar istikrar sinyalleri görülmeye başlandı. Öte yandan bankalar kredi vermekten hâlâ kaçınıyor, Portekiz'in borçlanma maliyetleri artıyor, Yunanistan'ı ise Mart ayında 14. milyar euroluk tahvil itfası bekliyor.